Eğitimde yapay zekanın öğrenme ve öğretme süreçlerine, ölçme-değerlendirme yöntemlerine ve öğretmenlik mesleğine etkileri, Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 13. ERPA Uluslararası Eğitim Kongresi’nde ele alınıyor.
Eğitim Araştırmaları ve Yayınları Derneği (ERPA) tarafından düzenlenen kongre, Kastamonu Üniversitesi’nde başladı. Üç gün sürecek etkinlikte akademisyenler, yapay zekanın eğitime sunduğu imkanların yanı sıra ortaya çıkardığı sorunları ve geleceğin eğitim sistemine olası etkilerini değerlendirecek.
Kongrenin Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi ile Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen açılış programına Kastamonu Üniversitesi’nin akademik ve idari personeli, farklı şehirlerden gelen katılımcılar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile öğrenciler katıldı. Program, Kastamonu Üniversitesi’nin 20. yılı için hazırlanan kısa filmin gösterimiyle başladı. Ardından Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü öğrencileri müzik dinletisi sundu. Açılış programının sonunda konuşmacılara günün anısına plaket verildi.
“13. yıl benim için çok daha anlamlı ve özel”
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı ve ERPA Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Çalışkan, etkinliğin 13 yıldır sürdürüldüğünü belirtti. ERPA kongrelerinin farklı şehir ve ülkelerde gerçekleştirildiğini ifade eden Çalışkan, “Uzun yıllardır farklı şehirlerde ve ülkelerde gerçekleştirdiğimiz ERPA kongrelerden birini bu kez burada gerçekleştiriyoruz. Çok şükür ki bunu 13 yıldır devam ettiriyoruz. Malum ki siz de bildiğiniz gibi sürdürülebilirlik bir kongre açısından çok çok önemli. Atina’da, Bosna’da, Budapeşte’de, farklı coğrafyalarda, İstanbul, Sakarya, Balıkesir, Mersin gibi ülkemizin farklı şehirlerinde bu kongremizi gerçekleştirdik. Bu sene ise bizleri Kastamonu’nun tarihi ve kültürel atmosferinde bir araya getiren yeni bir kongreyle yolculuğumuzu sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Bu yıl kongrenin ana temasının “Eğitimde Yapay Zeka” olduğunu aktaran Çalışkan, yapay zekanın teknoloji alanındaki bir gelişmeyle sınırlı kalmadığını vurgulayarak, “Yapay zeka yalnızca teknolojik gelişimler olmanın ötesinde eğitim anlayışımızı, öğrenme-öğretme süreçlerimizi, ölçme-değerlendirme yaklaşımlarımızı ve öğretme biçimimizi yeniden düşünmemiz gerektiren önemli bir dönüşüm alanı haline geldi” diye konuştu.
“Kadim bir medeniyetin geleceğe taşınmasını sağlayacak payandalardan biri”
Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, üniversitenin Türkiye’ye ve dünyaya insan yetiştirme misyonuna dikkat çekti. Kaymakcı, “Kadim bir medeniyetin geleceğe doğru taşınmasını sağlayacak olan payandalardan bir tanesi, Kastamonu Üniversitesi’dir. 27 bin civarında öğrencimizle, 60 binin üzerinde mezunumuzla beraber Türkiye Cumhuriyeti’ne veya dünyaya insan yetiştirmenin haklı gururunu hep birlikte yaşıyoruz, yaşamaya devam ediyoruz. Bu noktada özellikle hem akademik hem de idari personelimizin yaklaşık 2 bin kişiye yakın fedakarca ve cefakarca çalışmaları her türlü takdirin ötesinde” dedi.
Bilkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alipaşa Ayas da kongre kapsamında “Değişen Dünyada Öğretmenlik: Dijitalleşme, Yetkinlikler ve Yeni Roller” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Ayas, yapay zekanın öğretmenlik mesleği ve eğitim sistemine etkisine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Yapay zekayı ortaya çıkaran etkenler ve onların değişik alanlara etkisi yanında bizim kendi mesleğimize, öğretmenlik mesleğine ve onun icra edilme şekline etkisiyle gerçekten nereye doğru gidiyor, bilmiyorum. Eğitim sistemi değişimi izleyen bir mekanizma mı olmalı yoksa değişimi hazırlayan bir mekanizma mı oluşturmalı? Birçok gelişmeler yaşanıyor. Teknoloji, yapay zeka, bu süreç birçok zorlukları da beraberinde getirdi. Acaba yapay zeka ve bütün bu gelişmeler geleceğin eğitimini nasıl etkileyecek? Bu da meraklarımızdan bir tanesi. Bizim üzerinde çalıştığımız bir canlı, bir varlık ve o varlığın geleceğini inşa etmesi için, geleceğini şekillendirmesi için, geleceğinin kurtulması için ona destek verecek bir mekanizmanın merkezindeyiz. Okul sisteminin sistemdeki rolü değişerek devam ediyor. Azalmıyor, artıyor. Süreler değişiyor. O sürelerin farklı şekillerde gruplandırılması ve ara kademeler oluşturulması planlanıyor, yapılıyor ve gerçekleşiyor.”
Kongre, 25 Eylül’e kadar sunum, oturum ve çeşitli akademik çalışmalarla devam edecek.





