Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal ile iki oda çalışanının, pazarcı esnafından tezgah devri ve bağış gerekçesiyle makbuzsuz şekilde toplandığı öne sürülen 508 bin lirayı zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması yapıldı. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Altındal, suçlamaları kabul etmedi ve toplanan paraların pazarcı esnafına yönelik organizasyonlarda kullanıldığını savundu.
S.S. Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı da olan Mustafa Altındal ile iki oda çalışanı hakkında, makbuzsuz olarak tahsil edilen paraların bir oda çalışanının banka hesabı üzerinden aklandığı iddiasıyla dava açılmıştı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen 8 sayfalık iddianamede, Ticaret Bakanlığı ile Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası suçtan zarar gören, 18 pazarcı esnafı ise mağdur olarak gösterildi.
İddianamede, Altındal’ın pazar tezgahlarının devri, bağış ve benzeri gerekçelerle esnaftan elden para aldığı, bu ödemeler karşılığında makbuz ya da belge düzenlemediği ve tahsil edilen tutarları oda hesaplarına aktarmadığı öne sürüldü. Mağdur ifadeleri ile şüpheli beyanlarına dayandırılan iddialarda, farklı tarihlerde toplam 508 bin liranın zincirleme şekilde zimmete geçirildiği belirtildi.
“Bağışlar esnaf için düzenlenen organizasyonlarda kullanıldı”
Mahkemedeki savunmasında esnaftan bağış toplandığını kabul eden Mustafa Altındal, paraları kişisel çıkarı için kullanmadığını söyledi. Altındal, “Odaya kayıt olan üyeler kendi rızalarıyla bağış yapmaktadır. Pazar tezgahı alan kişilerin odaya bağış yaptığı doğrudur. Ancak bu bağışlardan benim cebime kesinlikle para girmemiştir. Oda olarak pazarcılara, ailelerine ve çalışanlarına yönelik yemek, piknik gibi organizasyonlar düzenliyoruz. Ayrıca resmi ve dini bayramlarda hediyeler alıyoruz. Odanın bütçesinden bu tür harcamaları yapma yetkimiz bulunmadığı için söz konusu organizasyonları bağışlardan elde edilen paralarla finanse ediyoruz” dedi.
Bazı bağışlar için makbuz kesilmediğini de ifade eden Altındal, bu uygulamanın oda kararı bulunmaması nedeniyle gerçekleştirildiğini belirterek, “Bağış olarak alınan bazı tutarlar için makbuz düzenlemedik. Çünkü odamızın bu konuda alınmış bir kararı bulunmuyordu. Makbuz kesilmeyen tutarların tamamı, belirttiğim organizasyonlar ve faaliyetler için kullanılmıştır. Ben kesinlikle 508 bin lirayı zimmetime geçirmedim” diye konuştu.
“Sistem hala kara düzen işliyor”
Dört dönemdir oda başkanlığına seçildiğini ve pazarcı esnafının güvenini kazandığını belirten Altındal, Türkiye’deki diğer odalarda da benzer uygulamaların bulunduğunu savundu. Altındal, “Ankaralı olmama rağmen dört dönemdir oda başkanlığına seçiliyorum. Bunun sebebi de pazarcı esnafına yaptığımız hizmetlerdir. Pazarcılardan kolay kolay kimse para alamaz. Bizler emekçi insanlarız. Türkiye genelindeki odalarda da benzer uygulamalar bulunmaktadır, sistem hala kara düzen işlemektedir. Alınan bağışları şahsi menfaatim için kullanmadım. Söz konusu paralar, pazarcı esnafına yönelik hizmet ve organizasyonlarda harcanmıştır” ifadelerini kullandı.
Kooperatif sekreteri D.M. ise Altındal’ın talimatlarını yerine getirdiğini söyledi. 2019’dan bu yana kooperatifte çalıştığını belirten D.M., görevinin esnafı karşılamak, kredi işlemleri hakkında bilgi vermek ve başvuruları bankaya iletmek olduğunu aktardı. Altındal’ın kişisel banka işlemlerini de kendisine yaptırdığını ifade eden D.M., başkanın ve ailesinin kredi kartı ödemeleriyle annesi ve ağabeyinin bakıcı masraflarına ilişkin ödemeleri de Altındal’ın talimatıyla gerçekleştirdiğini anlattı.
Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Genel Sekreteri R.Y. de tüm işlemleri Altındal’ın yönlendirmesiyle yaptığını belirtti. R.Y., “Ben yalnızca verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettim. Talimat neyse onu uyguladım. Bütün talimatları Mustafa Altındal’dan alıyordum. Bir işlem yapıldığında makbuz kesilip kesilmeyeceğini bana kendisi söylerdi. Esnaftan bağış paraları alınırdı. Başkan da bu paralarla ne yapmam gerektiğini bana bildirirdi. Ben bu işlemlerden kesinlikle herhangi bir menfaat elde etmedim” dedi.
Toplanan paraların organizasyonlarda kullanıldığını söyleyen R.Y., kimden ne kadar para geldiğini Altındal’ın bildiğini ve kendisinin sadece verilen talimatları uyguladığını ifade etti. R.Y., “Mustafa Altındal kendisini sorgulamamamı söylerdi. Onu sorgulama gibi bir yetkim yoktu. Odanın geliri olarak, yıllık aidat gelirleri, bağış gelirleri, oda kaydı gelirleri, imza kaydı gelirleri vardı. Makbuz kestiğim işlemler olurdu. Esnaf isterdi makbuz, ben başkanla esnaf arasında kalırdım. Başkan neden makbuz kesmediğimi sorardı, esnaf ise kesmemi isterdi. Benden önceki Genel Sekreter E.K. başkan ne derse onu yapacaksın diye bana işi öğretti” diye konuştu.
Yakın zamanda işten ayrıldığını belirten R.Y., Altındal’ın verdiği ifadeler nedeniyle işten çıkarılması yönünde talimat verdiğine ilişkin duyum aldığını, ancak bu durumun kesin olup olmadığını bilmediğini söyledi.
İddianamede yer verilen MASAK raporunda ise D.M.’nin banka hesabındaki toplam finansal işlem hacminin yaklaşık 18 milyon lira olduğu, bunun 6 milyon liradan fazlasının Altındal, akrabaları ve üçüncü kişiler arasındaki para transferlerinden oluştuğu kaydedildi. Altındal’ın zimmetine geçirdiği öne sürülen paraları aklamak amacıyla D.M.’nin banka hesaplarını kullandığı iddiasına da iddianamede yer verildi. Altındal’ın savunmasında sözünü ettiği harcamalara ilişkin belge sunamaması ve MASAK raporundaki tespitler gerekçe gösterilerek, soruşturma aşamasındaki savunmasının suçlamalardan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirmesi yapıldı.
21 yıla kadar hapis talebi
İddianamede Mustafa Altındal için zincirleme şekilde zimmet suçundan 6 yıl 3 aydan 21 yıla, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan ise 4 yıl 6 aydan 10 yıl 6 aya kadar hapis ve 40 bin güne kadar adli para cezası istendi. Oda Genel Sekreteri R.Y. ile kooperatif sekreteri D.M. hakkında zincirleme şekilde zimmete yardım suçundan 3 yıl 1 ay 15’er günden 10 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi. D.M. için ayrıca suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası istendi.
Sanıkların savunmalarının alınmasının ardından duruşmaya yarına kadar ara verildi. Duruşmanın yarın mağdurların beyanlarının alınmasıyla sürmesi bekleniyor.





