Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kultur Koleji

Uzmanından kalp ve damar hastalıklarına karşı erken tanı ve düzenli kontrol uyarısı

🔊 Haberi Sesli Dinle Hazır ▶ Dinle ⏸ Duraklat ⏹
Şehrazat Künefe
Haberi Sesli Dinle Hazır

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanı Dr. Öğr. Üyesi Kardiyoloji Uzmanı Enes Çelik, Türkiye’deki ölümlerin yaklaşık yüzde 40’ının kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını belirtti.
Çelik, kalp ve damar hastalıklarının hem Türkiye’de hem de dünyada başlıca ölüm ve hastalık nedenleri arasında bulunduğunu ifade etti. Bu hastalıkların önemli bir bölümünün sağlıklı yaşam alışkanlıkları, risk faktörlerinin erken tespiti ve uygun tedaviyle önlenebileceğini ya da geciktirilebileceğini aktaran Çelik, kalp sağlığını tehdit eden unsurların yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkmadığını söyledi.

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, tütün kullanımı, aşırı tuz tüketimi, obezite, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün yaşamın erken dönemlerinden itibaren kalp sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirten Çelik, hipertansiyon başta olmak üzere pek çok kardiyovasküler risk faktörünün uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekti. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, efor kapasitesinde düşüş, ani güçsüzlük ve konuşma bozukluğu gibi belirtilerin zamanında fark edilmemesi halinde kalp krizi, inme ve kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçların ortaya çıkabileceğini kaydeden Çelik, düzenli sağlık kontrolleri ile erken tanının önemini vurguladı.

“Toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirilmektedir”
Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmaların koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımıyla sürdürüldüğünü belirten Çelik, birinci basamak sağlık hizmetlerinde kardiyovasküler risk değerlendirmeleri yapıldığını ifade etti. Çelik, hipertansiyon, diyabet ve dislipidemi gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetiminin desteklendiğini, tütün kullanımını önlemeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının teşvik edildiğini söyledi.

Toplumun sağlık okuryazarlığını geliştirmeye yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerinin de gerçekleştirildiğini aktaran Çelik, kalp sağlığının korunmasının yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi uygulanmasını değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını içeren bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini belirtti.

“Unutulmamalıdır ki; kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanmaktadır”
Çelik, kalp ve damar hastalıklarından korunmak için tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, dengeli beslenilmesi, günlük yaşamda fiziksel aktivitenin artırılması ve ideal vücut ağırlığının korunması gerektiğini ifade etti. Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düzenli olarak kontrol ettirilmesi gerektiğini belirten Çelik, hekim önerilerine uygun tedavi ve ilaçların aksatılmaması, Aile Hekimine başvurularak kardiyovasküler risk değerlendirmesi yaptırılması ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinden sağlıklı hayat danışmanlığı alınması çağrısında bulundu.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Çelik, kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını belirtti. Çelik, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle bireysel yaşam kalitesinin artırılabileceğini ve toplumdaki hastalık yükünün azaltılabileceğini kaydetti.