Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kultur Koleji

Tanju Özcan’dan duruşmada savunma: “Serbest kalmak istiyorum”

🔊 Haberi Sesli Dinle Hazır ▶ Dinle ⏸ Duraklat ⏹
Şehrazat Künefe
Haberi Sesli Dinle Hazır

Bolu Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması görüldü. Cumhuriyet savcısının 217 yıla kadar hapis cezası talep ettiği ve karar aşamasına gelen davada mahkeme heyeti, Özcan’ın duruşma salonunda fiziken hazır bulunma talebini reddetti.

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma, geniş katılım nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda oluşturulan özel salonda yapıldı. Tanju Özcan ile tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Diğer tutuklu sanıklar Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ise salonda hazır bulundu.

Duruşmada Özcan, diğer sanıklar ve taraf avukatları, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yaptı. Özcan savunmasını “marketler”, “ruhsat”, “kurban”, “hakediş”, “beton” ve “kafe” başlıkları altında yer alan 6 ayrı olay üzerinden gerçekleştirdi.

“İddiayı yapan ispatını ortaya koyacak”
Savcılık mütalaasında, BOLSEV Vakfı’nın 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve billboardlar aracılığıyla “kurban bağışı” kampanyası düzenlediği, 34 bağışçıdan 65 hisse karşılığında toplam 845 bin TL toplandığı belirtildi. Mütalaada, sanıkların amacının kurban kesmek olmadığı, toplanan paraların kurban alımı için kullanılmadığı ve bağışçıların kurbanlarının kesileceğini düşünerek ödeme yaptığı ileri sürüldü.

Bu suçlamaya ilişkin savunma yapan Özcan, “Akçeli bir işle suçlanıyorum. Kendimize bir kuruş menfaat sağlamadığımız sabit. Bu suçlamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürüyorum. Savcılık BOLSEV adına kurban bağışı toplandığı ve toplanan paralarla kurban kesilmemesini dolandırıcılık olarak nitelendiriyor. Benim bu olayla ilgili illiyet bağım Ali Sarıyıldız’ın ifadeleri ile ilgili. Ali Sarıyıldız karıştırıyor. Ben onu bu konuyla ilgili aramadım. Yüzlerce kez kendisiyle telefonda konuştum ama bu konuda kesinlikle kendisine talimat vermedim. İddiayı yapan ispatını ortaya koyacak. Raporda suç var denilmiyor, para da harcanmamış deniliyor” dedi.

“O beyanları vermişsin bizi yakmışsın, kendini de kurtaramamışsın”
Özcan, bağış yapan 34 kişinin tanıdıkları olduğunu belirterek, “Biz neden bu insanları dolandıralım. 34 kişinin içerisinde mağdur olarak değerlendirilen Ali Sarıyıldız’ın kardeşi var, benim akrabalarım var. Somut olayda suç teşkil eden bir konu yok. Dolayısıyla suç yok” diye konuştu.

Ali Sarıyıldız’a seslenen Özcan, “İş işten geçmeden sıra sana gelince gerçekleri söyle. Ali’ye icbar altında bazı beyanlar verdirmişler. O beyanları vermişsin bizi yakmışsın, kendini de kurtaramamışsın. Sen de aynı hapis cezası istemiyle, ben de aynı hapis cezasıyla istemiyle yargılanıyorum. Türkiye’de hiç şikayetçisi olmayan dolandırıcılık davası var mı? Burada dolandırıcılık suçunun unsurları yok. Burada beraat verilmesi gerekirken yargılanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tanju Özcan, “beton”, “hakediş” ve “kafe” başlıklarındaki suçlamaları da kabul etmedi. Kimseyi belediyeden beton almaya zorlamadığını belirten Özcan, amaçlarının belediyeye gelir sağlamak olduğunu savundu. Hakedişle ilgili olarak firma yetkilisinin reklam vermeye zorlanmadığını ve ödemelerde gecikme yaşanmadığını söylediğini aktaran Özcan, reklam gelirinin vakfın hesabına yatırıldığını ifade etti. Kişisel menfaat sağlamadığını belirten Özcan, beraatını talep etti.

Kafe ruhsatına ilişkin rüşvet suçlamasını da reddeden Özcan, para istediği veya aldığı yönünde herhangi bir beyan bulunmadığını ve olayla ilgisinin olmadığını ileri sürdü.

“Suya sabuna dokunmadan evdeki kedi gibi oturacağım”
Müteahhit Nazmi Güzel’in ruhsat iddialarına ilişkin savunma yapan Özcan, Güzel ile bir düğünde karşılaştıklarını ve kendisi tarafından üstü kapalı şekilde tehdit edildiğini öne sürdü. Tanıklar arasında 46 mağdurun dinlendiğini ve hiçbirinin şikayetçi olmadığını belirten Özcan, Güzel’in kendisine özel husumeti bulunduğunu savundu.

Özcan, “Abdullah Öcalan’a teröristbaşı demeseydim aramızda husumet oluşmazdı. İşleri aksıyormuş, telefonlarına bakmıyormuşum. Hep yalan beyanlarda bulunuyor. Nazmi Güzel ile ben baş başa görüşmedim. Ben mi para istediğimi ispat edeceğim, o mu para verdiğini ispat edecek. Pazarlık yapılmış, 1.5 milyonluk çek almışım. Neresine inanacağız. Para konusunda birçok beyanı var. Tuna Özcan ‘2.5 milyon istedi’ diyor, bana başka şey söylüyor. Hangi birine inanacağız. ‘Dilekçelere cevap verilmedi’ diyor, hangi dilekçene cevap verilmedi. Ben hiçbir zaman onunla para konusunu konuşmadım. 1 milyon TL konusu var. Bu paradan benim haberim yok” dedi.

Serbest bırakılmasını isteyen Tanju Özcan, “Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evdeki kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar, isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım” ifadelerini kullandı.