Bolu Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında 4’ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında savunmasını yapan görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan, zincir marketlere yönelik irtikap suçlamasını reddetti. Özcan, “Siz hiç Türkiye’de irtikap suçu işlenirken yazılı teklif dağıtıldığını duydunuz mu? İrtikap yapmak istesek yazılı teklif vermezdik” dedi.
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve karar aşamasına gelen davada, Cumhuriyet savcısı sanıklar hakkında toplam 217 yıla kadar hapis cezası talep etti. Geniş katılım nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda kurulan özel salonda yapılan duruşmada, Tanju Özcan’ın salonda fiziken hazır bulunma talebi mahkeme heyetince reddedildi.
Duruşmaya Tanju Özcan ile tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Diğer tutuklu sanıklar Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ise salonda hazır bulundu. Özcan, diğer sanıklar ve taraf avukatları, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yaptı.
Özcan savunmasında marketler, ruhsat, kurban, hakediş, beton ve kafe başlıkları altında yer alan 6 ayrı olaya ilişkin beyanda bulunacağını belirterek ilk olarak marketler dosyasını ele aldı.
“İrtikap yapmak istesek yazılı teklif vermezdik”
Marketler olayına ilişkin suçlamaları değerlendiren Tanju Özcan, BOLSEV AŞ ve BOLSEV Vakfı’na gelir sağlamak amacıyla 6 markete karşı icbar, 3 markete karşı ise teşebbüs gerçekleştirildiği iddiasıyla cezalandırılmasının istendiğini söyledi.
İddianamede belediyede market temsilcileriyle toplantı yapıldığının belirtildiğini, ancak toplantı tarihinin net olarak ortaya konulmadığını ifade eden Özcan, mütalaada marketlerle reklam sözleşmesi yapılmak istendiğine ilişkin tespitin doğru olduğunu kaydetti. Toplantıda marketlere yazılı teklif verildiğini belirten Özcan, şöyle konuştu:
“Siz hiç Türkiye’de irtikap suçu işlenirken yazılı teklif dağıtıldığını duydunuz mu? Bunun örneği yok. ‘Ya seve seve ya da’ sözü ile ilgili ben küfür etmedim. İcbar edilecek insan var icbar edilmeyecek insan var. Biz market temsilcilerini çağırmışız. Bunların yetkisi yok. Orada da söyledim. Biz onlara üst yönetiminize ulaştırın diye teklifleri verdik. İrtikap yapmak istesek yazılı teklif vermezdik.”
Toplantıda bazı market temsilcilerinin reklam ücretlerinin yüksek olduğunu söylediğini aktaran Özcan, kendisinin de “seve seve verirler, nerelere para veriyorlar” dediğini ifade etti. Toplantının ardından bazı marketlerde denetim yapıldığını ve kimi işletmelere ceza kesildiğini belirten Özcan, bir zincir marketin belediye hakkında şikayette bulunmasının ardından müfettişlerin inceleme yaptığını söyledi.
Müfettişlerin aylarca ifade aldığını ancak bu sürecin dosyada yeterince ele alınmadığını savunan Özcan, raporda denetimlerin hukuka uygun olduğunun belirtildiğini ve ceza hukuku bakımından herhangi bir tespit bulunmadığının kaydedildiğini dile getirdi. Özcan, Cumhuriyet Başsavcılığının bu raporun ardından dosyayı dava aşamasına taşıdığını söyledi.
“Ali beyan vermiş ve küçük bir ödül almış”
BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadelerine de değinen Özcan, marketler dosyasında MASAK incelemesinden, idari soruşturmadan ve müşteki-tanık beyanlarından sonuç alınamadığını; davanın Sarıyıldız’ın nisan ayında verdiği dilekçenin ardından açıldığını öne sürdü.
Sarıyıldız’ın duruşmada olaylara doğrudan şahit olmadığını ve bazı bilgileri Saffet K.’den duyduğunu belirttiğini aktaran Özcan, “Ali beyan vermiş ve küçük bir ödül almış” dedi. Savcılığın Sarıyıldız’ı irtikap suçunun asli faili değil, yardım eden kişi olarak değerlendirdiğini belirten Özcan, bu nitelendirmeye katıldığını ifade etti.
İrtikap suçunun oluşmadığını savunan Özcan, suçlamaların büyük ölçüde Ali Sarıyıldız’ın beyanlarına dayandırıldığını söyledi. Sarıyıldız’ın beş ayrı ifadesi bulunduğunu belirten Özcan, ilk üç ifadenin doğru olduğunu, sonraki iki ifadenin ise farklılık taşıdığını ve son ifadesinde aktardıklarının duyuma dayandığını söyledi.
Özcan, “5 ifadesi varken en çok çürütülmüş 4. ifadesinin mütalaada nasıl somut delil olarak gösteriliyor. Dolayısıyla bu irtikap suçunda iki gramlık sinekten beş kilo yağ çıkartmaya çalışmış savcılık” ifadelerini kullandı.





