Karadeniz Bölgesi’nde sonbahar yağışlarının ardından ormanlarda artan mantar çeşitliliği, zehirlenme vakalarını da beraberinde getirdi. Kastamonu’da son bir hafta içinde 40’ın üzerinde kişi mantar zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere başvurdu.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Sevim, vatandaşları doğadan toplanan mantarların tüketilmemesi konusunda uyardı. Türkiye’de yaklaşık 300 mantar türünün tespit edildiğini belirten Sevim, bunların 100’ünün yenilebilir olmadığını, 10 türün ise ölümcül etkilere yol açabildiğini ifade etti.
Mantarların birbirine benzeyebildiğini ve bu nedenle zehirli türlerin yanlışlıkla toplanabildiğini aktaran Sevim, zehirli bir mantarın sepetteki diğer mantarlara karışmasının bile risk oluşturduğunu söyledi. Mantarların yalnızca türünün değil, toplandığı bölgenin de önemli olduğunu belirten Sevim, yol kenarları, sanayi bölgeleri ve kirletici maddelerin bulunduğu alanlardan toplanan mantarların ağır metal ve kirleticiler içerebileceğini dile getirdi.
“Zehirli mantarların bir tanesinin bile sepetteki mantarlara karışması yeterli oluyor”
Kastamonu’nun geniş ormanlık alanları ve uygun iklim koşulları nedeniyle mantar açısından öne çıkan illerden biri olduğunu söyleyen Sevim, yağışlarla birlikte mantarların ve buna bağlı olarak tüketimin arttığını belirtti. Daha önce yıllarca mantar toplanan bir bölgede dahi benzer görünüme sahip zehirli türlerle karşılaşılabileceğini ifade eden Sevim, mantarların aynı alanda birbirine yakın yetişebildiğini ve bunun fark edilmeden zehirli türlerin de toplanmasına yol açabildiğini kaydetti.
Sevim, “Zehirli mantarların bir tanesinin bile sepetteki mantarlara karışması yeterli oluyor. Siz onu tükettiğinizde zehirlenmenize yol açacak” dedi.
“Evde mantarın zehirli olup olmadığını belirleyebileceğiniz bir test yok”
Türkiye’de tespit edilen mantar türlerinin tamamının yenilemeyeceğini vurgulayan Sevim, Kastamonu’da sık tüketilen kanlıca mantarının da başka türlerle karıştırılabildiğini ve ciddi zehirlenmelere neden olabildiğini söyledi. Evde mantarın zehirli olup olmadığını anlamaya yarayan güvenilir bir test bulunmadığını belirten Sevim, vatandaşların uzmanlar tarafından yetiştirilen ve sertifikalı üreticilerden temin edilen ürünleri tercih etmesini önerdi.
Mantarın zehrini gümüş kaşık, sirke, kurutma, soğanla pişirme, ayran içme ya da kavurma yoluyla yok etmenin mümkün olmadığını belirten Sevim, bu uygulamaların bilimsel geçerliliği bulunmadığını ifade etti. Bazı mantar toksinlerinin ısıya dayanıklı olduğunu kaydeden Sevim, zehirli veya zehirsiz ayrımının evde çıplak gözle ya da basit yöntemlerle yapılamayacağını söyledi.
“Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor”
Acil servis başvurularında önemli bir bölümün “köygöçüren” olarak bilinen Amanita türü mantarlardan kaynaklandığını belirten Sevim, bu türlerin doğadaki diğer mantarlarla kolayca karıştırılabildiğini söyledi. Amanita türlerinin böbrek ve karaciğer kaybına, hatta ölüme yol açabileceğini ifade eden Sevim, zehirlenme belirtilerinin her zaman hemen ortaya çıkmadığına dikkat çekti.
Sevim, “Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor. Bir gün boyunca kişi hiçbir şey hissetmiyor ve bir anda karaciğer iflas eşiğine geliyor” dedi.
Mantar tüketiminin ardından 1-2 saat içinde bulantı ve kusma görülmesi ya da ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, boyun ve yüzde kızarma, ağızda metalik tat ve baş dönmesi gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Sevim, durum ağırsa 112’nin aranmasını istedi. Zehirlenme şüphesi bulunan kişinin yanı sıra aynı mantarı tüketen diğer aile üyelerinin de belirti göstermeseler dahi sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiğini söyledi.
Tüketilen mantardan geriye fotoğraf ya da örnek kaldıysa sağlık çalışanlarına gösterilmesinin tedavi ve panzehir sürecine yardımcı olabileceğini belirten Sevim, zehirlenme durumlarında 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nden de bilgi alınabileceğini kaydetti.
“Evde hiçbir müdahale yapmayacaksınız”
Zehirlenme belirtileri görüldüğünde evde herhangi bir müdahalede bulunulmaması gerektiğini vurgulayan Sevim, yanlış uygulamaların süreci ağırlaştırarak organ kaybına yol açabileceği uyarısında bulundu. Mantarların nemli ortamda saklanmaması gerektiğini belirten Sevim, nemlenen mantarların tüketilmemesini, buzlukta saklanacak mantarların ise kavrulduktan sonra dondurulmasını önerdi.
Kastamonu’daki semt pazarlarında ormanlardan toplanan mantarlar da satışa sunuluyor. Vatandaşların en çok tercih ettiği kanlıca mantarının kilogramı 400 ila 500 lira arasında alıcı buluyor.
Mantar satışı yapan Necati Bekiroğlu, vatandaşların topladığı mantarları ayıkladıktan sonra pazarlarda sattıklarını söyledi. Mantarın yetişmesi için yağmurun ardından güneş açması ve toprağın ısınması gerektiğini belirten Bekiroğlu, müşterilere temiz ve iyi mantar ulaştırmak zorunda olduklarını ifade etti. Bekiroğlu, kanlıca mantarının ekmek, börek, kızartma ve farklı yemeklerde kullanılabildiğini kaydetti.





