Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kultur Koleji

Duran: Dezenformasyon toplumsal huzur ve ulusal güvenlik açısından ciddi tehdit

🔊 Haberi Sesli Dinle Hazır ▶ Dinle ⏸ Duraklat ⏹
Şehrazat Künefe
Haberi Sesli Dinle Hazır

Basın İlan Kurumu Sakarya Bölge Müdürlüğünün resmi açılışı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın katılımıyla yapıldı. Törende konuşan Duran, Türkiye’nin bölgesinde barış, istikrar, güvenlik ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüğünü belirterek, dünyada belirsizliklerin arttığı, ticaret savaşlarının yoğunlaştığı ve sıcak çatışmaların sürdüğü bir dönemden geçildiğini söyledi.

Duran, Basın İlan Kurumunun medya ekosistemindeki rolüne dikkat çekerek, kurumun 1961’den bu yana resmi ilan ve reklamların süreli yayınlara adil biçimde dağıtılmasını sağladığını ifade etti. Kurumun gazetecilere ve basın kuruluşlarına yönelik eğitim, proje ve destek mekanizmalarının yanı sıra kredi destekleri ile iletişim fakülteleriyle yürüttüğü eğitim ve staj programlarının önem taşıdığını kaydeden Duran, Basın İlan Kurumunun çalışmalarını yakından ve memnuniyetle izlediğini dile getirdi.

Türkiye’nin küresel ölçekte artan bir rol üstlendiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkenin çevresinde barış, istikrar, güvenlik ve ekonomik iş birliği tesis etmeye çalışan önemli ülkelerden biri olduğunu söyledi. Duran, “Türkiye, yükselen güçler arasındaki en önemli ülkelerden birisidir” ifadelerini kullanarak, ülkenin küresel barışa katkısı, adalet meselesini dünya gündemine taşıması ve güçlü liderliği sayesinde bu konuma ulaştığını belirtti.

Dünyanın ekonomiden askeri alana, siyasetten teknolojiye, sanayiden eğitime kadar kapsamlı bir dönüşüm yaşadığını aktaran Duran, Türkiye’nin bu değişim sürecindeki rolünün giderek önem kazandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler ziyaretinde de bu rolü gözlemlediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul görüşmeleri kapsamında New York’ta çeşitli temaslarda bulunduğunu hatırlatan Duran, Erdoğan’ın ikili görüşmelerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla da bir araya geldiğini belirtti. Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşmanın, başta Gazze olmak üzere dünyadaki adaletsizlik ve eşitsizliklere karşı vicdanın ve adaletin sesi olduğunu söyleyen Duran, konuşmanın büyük takdir gördüğünü ifade etti.

Türkiye’nin uzun süredir küresel ve bölgesel sorunların diplomatik yöntemlerle çözülmesini ve çok taraflı iş birliğini savunduğunu vurgulayan Duran, bu yaklaşımın yalnızca diplomatik söylemle sınırlı olmadığını, Ukrayna, Ortadoğu ve diğer kriz bölgelerinde Türkiye’nin inisiyatif aldığını kaydetti. Duran, “Dünya Beşten Büyüktür” ilkesinin devamı doğrultusunda Türkiye’nin hem yükselmesi hem de dünyaya katkı sunması için daha güçlü politikalar yürütüldüğünü söyledi.

BM ziyareti sırasında Türkiye açısından iki önemli başlığın gündeme geldiğini belirten Duran, bunlardan ilkinin Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesi olduğunu ifade etti. İklim değişikliğinin öneminin giderek arttığını dile getiren Duran, tüm kamu kurumlarının zirve için hazırlık yaptığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı’na katılarak Türkiye’nin COP31 hazırlıklarını ve iklim değişikliğiyle mücadele yaklaşımını uluslararası kamuoyuyla paylaştığını aktardı.

Duran, gündeme gelen diğer başlığın ise 2027’nin Türk-Amerikan diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 100. yılı olması olduğunu söyledi. İletişim Başkanlığınca 21 Eylül 2026’da New York’ta, Dışişleri Bakanı’nın katılımıyla “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı panel düzenlendiğini belirten Duran, iki ülke ilişkilerinin birçok kriz ve sınamadan geçmesine rağmen ittifakın kopmadığını ve diyaloğun sürdüğünü ifade etti. Yeni dönemde Türkiye ile ABD’nin birbirlerinin önceliklerini daha iyi anlayarak ilişkilerini sosyal ve kültürel alanlarda çeşitlendirmesini beklediklerini belirten Duran, İletişim Başkanlığının 2027 boyunca düzenleyeceği etkinliklerle ilişkilerin 100. yılını gündemde tutacağını söyledi.

İletişim alanının da uluslararası ilişkilerdeki dönüşümden etkilendiğini belirten Duran, dijitalleşme, yapay zeka teknolojileri ve algoritmaların haber üretiminden bilgi dolaşımına kadar iletişim süreçlerini yeniden şekillendirdiğini ifade etti. İletişim Başkanlığı olarak bu dönüşümün sunduğu fırsatlardan medya ve toplumun en yüksek düzeyde yararlanması için çalıştıklarını kaydeden Duran, çağın ihtiyaçlarına uygun iletişim anlayışının kavramsal ve kurumsal altyapısını geliştirmeye gayret ettiklerini söyledi.

Haber ve bilginin saniyeler içinde üretildiği ve yayıldığı bir ortamda vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Duran, Türkiye’nin iletişim kapasitesini artırmak için çalıştıklarını belirtti. Dezenformasyon, yanıltıcı bilgi ve manipülasyonun yaygınlığının ciddi sonuçlar doğurabildiğine dikkati çeken Duran, “Dezenformasyonla 24 saat esasında mücadele ediyoruz” dedi.

Medya ve dijital okuryazarlığın geliştirilmesi için de çalıştıklarını ifade eden Duran, “Dezenformasyonla kirletilen bir iletişim ekosisteminin, toplumsal huzurumuz için, milli birlik ve beraberliğimiz için ve hatta ulusal güvenliğimiz için çok ciddi bir tehdit olduğunun bilincindeyiz” diye konuştu. Duran, güvenilir haberciliğin desteklenmesi, etik gazeteciliğin güçlendirilmesi ve nitelikli, donanımlı ve ahlaklı gazetecilerin yetiştirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Yerel medyanın iletişim ekosistemindeki yerine de değinen Duran, yerel medya kuruluşlarının yalnızca kentlerdeki gelişmeleri halka aktarmakla sınırlı bir işlev üstlenmediğini belirtti. Yerel medyanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadeleriyle “milletin sesi” olduğunu söyleyen Duran, milletin sesinin güçlü çıkmasının demokrasinin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Afet iletişimi açısından yerel medya kuruluşları ve çalışanlarının öneminin büyük olduğunu vurgulayan Duran, afet ve kriz anlarında halkın haber alma ihtiyacını karşılamak için görev yapan ulusal ve yerel medya mensuplarına teşekkür etti. İletişim Başkanlığı görevine başladığı günden bu yana basın mensupları ve yerel medya yöneticileriyle bir araya gelmeye çalıştığını belirten Duran, medya çalışanlarının ihtiyaçlarını dinlemeye ve mesleklerini daha rahat yapabilmeleri için destek sunmaya özen gösterdiğini kaydetti. Duran, “Yerel basınımız ne denli güçlü olursa o ölçüde güçlü bir medya ekosistemi tesis edebileceğimize, çok sesliliğe katkı sağlayabileceğimize inanıyoruz” dedi.