Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimi sırasında 1 Nisan 2026’da yaşanan olaylara ilişkin davanın duruşması, Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Yeni Parti’li İl Genel Meclisi üyeleri Ahmet Ali Mumcu ve Tarık Hamzaçebi, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Müşteki olarak dinlenen AK Parti İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Abdullah Karagüzel ise olayların, CHP’den Yeni Parti’ye geçen Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın yönlendirmesiyle meydana geldiğini öne sürdü.
İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminin yapıldığı 1 Nisan 2026’da AK Parti’nin adayı Necdet Karaveli ile dönemin CHP adayı Hayrettin Kartal yarıştı. Aday isimlerinin yanlış yazıldığı gerekçesiyle 3 oy geçersiz sayıldı. Sonuca ilişkin itirazların ardından salonda tartışma çıktı ve jandarma ekipleri taraflar arasındaki gerginliğe müdahale etti.
Duruşmada savunma yapan Ahmet Ali Mumcu, arbede sırasında tarafları ayırmaya çalıştığını söyledi. Mumcu, “Kamu faaliyetinin engellenmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ben zaten jandarmada ifademi vermiştim. Mala zarar verme gibi herhangi bir eylemim yok. Sözlü ve fiili olarak bir müdahalede bulunmadım. Hiç kimseyi engellemedim. İki grup arasında arbede olmuştu. Ayırma amacıyla orada bulunuyordum. Zaten seçim bitmişti. Yaşanan tartışma geçersiz olan oylarla alakalıydı. Bu suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
Kapının arbede sırasında kırıldığını ancak zararı kimin verdiğini görmediğini belirten Mumcu, “Kasıtlı bir mala zarar verme eylemi olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki benim bu olayla ilgili alakam bulunmamaktadır. Beraatime karar verilmesini istiyorum. Biz parti grubu olarak zararı giderdik. Zarar giderimiyle alakalı evrakı dosyaya sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“Karşı gruba sözlü ikaz veya fiili temasım olmadı”
Sanık Tarık Hamzaçebi ise tartışmanın seçim sonucu ve geçersiz oylar nedeniyle çıktığını belirtti. Hamzaçebi, olay sırasında yalnızca kendi grup arkadaşlarını sakinleştirmeye çalıştığını ifade etti.
Hamzaçebi, “Ben olay tarihinde İl Genel Meclisi üyesiydim. İki grup arasında seçim sonucu ve geçersiz oylar sebebiyle bir tartışma yaşandı. Bu tartışma esnasında sadece kendi grup üyelerimi çekip yerlerine oturttum. Karşı gruba sözlü ikaz veya fiili temasım olmadı. Kapının kapatılması sırasında grubun arkasındaydım. Kapatma eylemine katılmadım. Diğer grubun içeriye girmesinin engellenmesi noktasında herhangi bir eylemde bulunmadım” diye konuştu.
Seçimin olaylar yaşanmadan önce tamamlandığını savunan Hamzaçebi, “Olay esnasında seçim neticelenmişti. Kamu faaliyetinin engellenmesi söz konusu olamayacak durumdaydı. Kapıda milletvekilimiz tarafından basın açıklaması yapıldı. Kırılan kapıyla ilgili benim zarar verici eylemim olmadı. Kırılan kapıya ilişkin zararı da giderdik” ifadelerini kullandı.
Karagüzel, Yavuzyılmaz’ı suçladı
Müşteki Abdullah Karagüzel, seçim sırasında yaşanan gerginlikten Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın sorumlu olduğunu ileri sürdü.
Karagüzel, “Seçimin başlangıcından sonuna kadar tahrik eden Deniz Yavuzyılmaz’dır. O tartışmalar çıktıktan sonra içeride arkadaşlarla görüştük. Ama engelleme var. Provoke eden Deniz Yavuzyılmaz’dır. Bizim arkadaşlarımızın içeri girmesine engel oldular. Burada yaşananlar Deniz Yavuzyılmaz’ın tahrikiyleydi” dedi.
Sanık olarak yargılanan İl Genel Meclisi üyeleriyle arasında husumet bulunmadığını belirten Karagüzel, şöyle konuştu:
“Parti grubundaki arkadaşların suç kastıyla hareket ettiklerini düşünmüyorum. Ancak milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, eylem ve söylemleriyle olayı başka boyuta taşımıştır. Dosyada sanık olarak adı geçen diğer grup üyeleriyle herhangi bir husumetim bulunmamaktadır. Ancak Deniz Yavuzyılmaz’dan şikayetçiyim. Zaten savcılık aşamasında kendisi hakkında işlemler yapılmıştır. Kapıya kim tarafından zarar verildiğini görmedim. Karşı gruptan hiçbir arkadaşımız kamu malına zarar verecek insanlar değildir. İki taraftaki arkadaşların olgunluğuyla olayın büyümesine engel olundu.”
Duruşmada İl Genel Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Kerim Yılmaz ile İl Genel Meclisi Üyesi Cemalettin Akyol da dinlendi. Taraf avukatları, savunmaların ardından aleyhe hususları kabul etmediklerini bildirdi.
Cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. 20 sanık ve 16 müştekinin yer aldığı dava, eksikliklerin giderilmesi amacıyla 23 Şubat’a ertelendi.





