Bolu Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da bulunduğu 4’ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında savunmalar tamamlandı. Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanların alınmasının ardından mahkeme heyeti, karar öncesi duruşmaya ara verdi.
Tanju Özcan ile tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Diğer tutuklu sanıklar BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal ise duruşma salonunda hazır bulundu. Sanıklar ve avukatları, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarını sundu.
Dönemin Zabıta Müdürü ve tutuksuz sanık Hakan Yılmaz, adı geçen marketlerle herhangi bir dostluk ya da düşmanlığının bulunmadığını belirterek görevini yerine getirdiğini söyledi. Yılmaz, kendisi veya başka biri için menfaat sağlamadığını ifade ederek, belediyede Tanju Özcan ve market temsilcileri arasında yapılan toplantıdan haberdar olmadığını kaydetti. Denetimlerin toplantı sonrasında baskı amacıyla yapıldığı iddiasına ilişkin ise toplantıdan önce de denetimlerin bulunduğunu belirtti. Yılmaz, suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi.
Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü ve tutuksuz sanık Naim Ayhan da 34 yıllık kamu personeli olduğunu dile getirdi. Görevi boyunca kimseyi siyasi görüşüne göre değerlendirmediğini ve devletinin yanında olduğunu söyleyen Ayhan, savcının esas hakkındaki mütalaasına katılmadığını belirtti.
Ruhsat işlemleriyle ilgili 1 milyon liralık rüşvet iddiası hakkında savunma yapan BOLSEV A.Ş. muhasebecisi Adem Beraber, rüşvet olayından haberdar olmadığını söyledi. Beraber, yalnızca parayı IBAN’a gönderdiğini ve açıklama kısmına “borç” yazdığını belirterek beraatini talep etti.
Tutuksuz sanık Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir, herhangi bir faaliyette bulunmadığını ve cezai sorumluluğunun olmadığını savunarak beraat istedi. Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ise daha önce verdiği ifadelerinin geçerli olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmediğini ve beraatini talep etti.
Belediye Meclis Üyesi ve Belediye Encümen Başkanı Hüseyin Ekrem Serin de isnat edilen suçlamaları reddederek beraatini istedi. Tutuksuz yargılanan diğer 9 sanık da suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu.
Savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti sanıklara son sözlerini sordu.
“Bu yargılamanın sebebi Tanju Özcan’ı bitirmek”
SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Tanju Özcan, uzun bir süreç yaşandığını ve kendisinin bitirilmeye çalışıldığını öne sürdü. Yargılamanın amacının Tanju Özcan’ı bitirmek olduğunu savunan Özcan, senaryoyu hazırlayan makamın Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı olduğunu iddia etti.
Ali Sarıyıldız’ın sonradan verdiği beyanların sanıkların aleyhine kullanıldığını söyleyen Özcan, MASAK ve İçişleri Bakanlığı raporlarının sanıklar lehine olduğunu belirtti. Özcan, Sarıyıldız’ın engelli çocuğunun bulunmasının kolluk kuvvetleri tarafından zaaf olarak kullanıldığını ileri sürerek, “Burada ne suç var ne suçlu var” dedi.
Duruşmada bir tiyatro sergilendiğini savunan Özcan, mahkeme heyetinden vicdanlarının sesini dinlemelerini istedi. Heyetin bu oyunu bozacağına inandığını belirten Özcan, “İleride vicdanınızı rahatsız edecek bir karar vermeyin” ifadelerini kullandı.
Özcan, son sözlerinin ardından duruşma salonunda bulunan oğluna seslenerek, “Ne karar çıkarsa çıksın oğlum dimdik dur. Senin boğazından haram lokma geçmedi. Bugüne kadar haram bir para da senin cebine girmedi” dedi. Mahkeme heyeti, kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.





