Yalova-Bursa kara yolunda 29 Eylül 2026’da meydana gelen ve 75 yaşındaki Naim Arslan’ın yaşamını yitirdiği kazanın ardından ailesi, yeni ulaştıkları kamera kayıtları ile bağımsız bilirkişi raporunu savcılığa sundu. Aile, mevcut kusur değerlendirmesinin yeniden yapılmasını talep etti.
Akaryakıt istasyonu çıkışındaki kavşakta yaşanan kazada, A.V. idaresindeki 34 PAY 515 plakalı minibüs ile Naim Arslan’ın kullandığı 77 AAT 776 plakalı otomobil çarpıştı. Ağır yaralanan Arslan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
“Bir ay içinde iki cenaze kaldırdık”
Naim Arslan’ın oğlu Vural Arslan, kazadan yaklaşık bir ay önce ağabeyi İbrahim Arslan’ı da kaybettiklerini belirterek, ailenin kısa aralıklarla iki acı yaşadığını söyledi. Babasının sanayiden aldığı aracıyla evine gitmek için yola çıktığını anlatan Arslan, “Babam aracını sanayiden alıp eve gelmek üzereydi. Akaryakıt istasyonundan gaz alıp karşı şeride geçecekti ama maalesef geçemedi. Talihsiz bir kaza yaşadık ve babamı kaybettik” dedi.
Kazanın ardından babasının suçlandığını ifade eden Arslan, ilk izledikleri görüntüler nedeniyle kendilerinin de babasının kusurlu olduğunu düşündüğünü aktardı. Arslan, “İlk görüntüleri izlediğimizde biz bile babamın günahını almıştık. Babamı haksız gördük. Tansiyonu düştü mü, kalp krizi mi geçirdi diye düşündük. Ancak sonradan ulaştığımız görüntülerle durumun farklı olabileceğini gördük” diye konuştu.
“Elimize farklı kamera görüntüleri ulaştı”
Emniyet ve jandarmada bulunmadığını öne sürdükleri başka bir kamera kaydına ulaştıklarını belirten Vural Arslan, bu görüntülerin kazanın oluş şekline ilişkin farklı bir değerlendirme ortaya koyduğunu savundu. Arslan, şöyle konuştu:
“Babama çarpan aracın önündeki beyaz renkli aracı yan yola girecekmiş gibi hareket ettiğini, siyah aracın da onu takip ederek yan yola yöneldiğini görüyoruz. Babamın da bu nedenle karşıya geçmek için harekete geçtiğini düşünüyoruz. Diğer görüntülerde babamın aracın önüne doğrudan çıktığı izlenimi oluşuyordu. Ancak ulaştığımız görüntüler olayın farklı değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Babasının akaryakıt istasyonunda yaklaşık 4 dakika beklediğini dile getiren Arslan, bunun karşıya geçmeden önce yolun açılmasını beklediğine işaret ettiğini ileri sürdü.
“Raporda yüzde 60’a yüzde 40 kusur değerlendirmesi yapıldı”
Ailenin bağımsız bir bilirkişi heyetinden rapor aldığını açıklayan Arslan, raporda Naim Arslan’a yüzde 60, diğer sürücüye ise yüzde 40 oranında kusur verildiğini söyledi. Kamera görüntülerinde minibüsün hızlı olduğunun ve fren yapılmasına rağmen duramayarak babasının aracına çarptığının görüldüğünü belirten Arslan, “Raporda değerlendirmeler çizimlerle ve açıklamalarla anlatılıyor. Bize ulaşan kamera görüntülerinde çarpan aracın hızlı olduğu, fren yapmasına rağmen duramayarak babama çarptığı görülüyor. Yağışlı havanın da etkili olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Hazırlanan bilirkişi raporu ve kamera kayıtlarını avukatlarına ilettiklerini kaydeden Arslan, hukuki sürecin başlatıldığını ve savcılığa şikâyet dilekçesi verdiklerini belirtti.
“Annemin biraz daha rahatlamasını istiyoruz”
Aile olarak babasının kusur durumunun yeniden incelenmesini istediklerini ifade eden Vural Arslan, bunun annesinin yaşadığı acıyı bir nebze olsun azaltmasını umduklarını söyledi. Arslan, “En kötü ihtimalle bile babamın bir nebze olsun haklı olduğunun ortaya çıkması bizi rahatlatacak. Özellikle annemin biraz daha rahatlamasını istiyoruz. Bir ay içinde iki cenaze kaldırdık. Çok zor günler yaşadık” diye konuştu.
Karşı tarafın kaza sonrasında kendilerini telefonla veya başka bir kişi aracılığıyla arayarak geçmiş olsun ya da başsağlığı dileğinde bulunmadığını da öne süren Arslan, bu durumun kendilerini ayrıca üzdüğünü dile getirdi.
Hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini vurgulayan Arslan, “Bu kadar duyarsız kalınması bizi daha da yıprattı. Elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bu işin sonuna kadar peşinde olacağız, bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.





