Türkiye’nin önemli kestane üretim bölgeleri arasında yer alan Kastamonu’da, ince kabuğu ve tatlı aromasıyla bilinen kuzu kestanesinin hasadı başladı. Ormanlardan toplanan kestaneler, boyutlarına göre ayrılıp temizlendikten sonra kilogramı 250 ila 350 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor.
Abana, Bozkurt, Çatalzeytin, Cide, Doğanyurt ve İnebolu başta olmak üzere Karadeniz sahilindeki ilçelerde önemli bir geçim kaynağı olan kestanede bu yıl verimin artması üreticileri sevindirdi. Önceki yıllarda gal arısı zararlısı nedeniyle düşen rekolte, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğünün yürüttüğü mücadele çalışmalarının ardından yeniden yükseldi.
Kestane ağaçlarının yoğun olduğu Doğanyurt’ta vatandaşlar tarafından ormanlık alanlardan toplanan ürünler, çeşitli işlemlerden geçiriliyor. Temizlenen ve boylarına ayrılan kestaneler, Türkiye’nin farklı illerine gönderiliyor. İlçede kestaneden yıllık yaklaşık 20 milyon lira gelir elde edilirken, kuzu kestanesinin kilogramı orta boyda 250, iri boyda ise 350 liraya kadar alıcı buluyor.
“Bu sene verim güzeldi”
Doğanyurt’ta 25 yıldır kestane üretimi yapan Devrim Uçar, ürünleri Giresun, Trabzon, Samsun ve İstanbul gibi illere gönderdiklerini belirterek, “Giresun, Trabzon, Samsun, İstanbul gibi illere gönderiyorum. Orta boy kestaneyi 250 TL, iri boy kestaneyi ise 350 TL’ye satıyoruz. Her gün 3 ila 5 ton arasında mal veriyorum. Aslında bu kestanemiz kuzu kestanesi. Tatlı olmasından dolayı kestanemiz meşhurdur. Bartın, Bursa gibi şehirlerde yetişen kestaneyle aynı değil. Oraların kestanesine benzemez. Kuzu kestanesi çürümez. Bu sene kestanemiz çok oldu. Biz de burada temizliyoruz. Çürük yok. Bu sene verim güzeldi. Miktar olarak az ama geçen seneye göre çok iyi. Ormanlardaki hastalık biraz azaldı. İnşallah seneye bu kestane daha güzel olacak, daha iyi olacak. Devletimiz zararlıyla mücadele için ormanlara böcek salımı yapıyor, ilaç veriyorlar. Bu zararlı çok faydasız oldu. Gal arısından ormanlarımız arınırsa daha güzel olacak” dedi.
Kestaneleri makinede boyutlarına göre sınıflandırdıklarını ve ürünleri temizlenmiş şekilde alıcılara teslim ettiklerini aktaran Uçar, “Kestanemizi makinemize koyuyoruz. İki boy, üç boy şeklinde ayırıyoruz. Birinci sınıf oluyor, ikinci sınıf oluyor. İkinci sınıfı birinci sınıfla karıştırmıyoruz, ayrı tutuyoruz. Alıcı arkadaş geldiği zaman temizlenmiş şekilde veriyoruz. Eğer makineden temizlenmemiş isterse direkt ormandan toplandığı şekilde öyle de satıyoruz” diye konuştu.
Kestanenin kırsalda yaşayanlar için önemli bir gelir sağladığını ifade eden Uçar, “Köylü bir destek alıyor, bir gelir alıyor, çok iyi gelir. En az kırsalda yaşayan köylülerimize en az 20 milyon lira para gelir. Her akşam köylere gidiyorum, vatandaşların topladığı kestaneleri topluyorum. Köylülerin sıcak bir şekilde cebine para giriyor, hakkını alıyor” şeklinde konuştu.
Kestane almak için Giresun’dan Doğanyurt’a gelen Muharrem Şen de yaklaşık 17 yıldır belirli dönemlerde ilçeye geldiğini söyledi. Ürünleri hal, market, manav ve pazarlayıcılara sattıklarını belirten Şen, “Yaklaşık 17 senedir yılın belli dönemlerinde Doğanyurt’a gelir kestane alırım. Halde marketlere, manavlara, pazarlayıcılara satıyoruz. Doğanyurt’un kestanesinden memnunuz. Vatandaşlarımız da kazandıkları paradan inşallah memnundur. Bugün de 2 ton civarında kestane satın aldık. Allah bereket versin. Bu sene geçen yıllara göre ürün daha iyi” ifadelerini kullandı.





