Radyoterapi alanındaki teknolojik gelişmeler, tedavi sırasında tümör çevresindeki sağlıklı organların aldığı radyasyon dozunun sınırlandırılmasına ve bazı uygulamalarda ışınlama süresinin kısaltılmasına katkı sağlıyor. Sakarya’daki Özel Adatıp Hastanesi’nde yaklaşık 5 aydır kullanılan cihazın, yapay zeka ve hareket takip sistemleriyle tedavi planlama ve uygulama süreçlerini desteklediği belirtildi.
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Altın Aksu, radyoterapide temel hedefin tümörlü dokuya uygun dozu verirken çevredeki sağlıklı organları mümkün olduğunca korumak olduğunu ifade etti. Radyoterapinin, iyonize radyasyon kullanılarak tümör hücrelerinin DNA’sında kırıklar oluşturulması ve bu hücrelerin ortadan kaldırılması amacıyla uygulandığını belirten Aksu, sağlıklı organların radyasyona dayanıklılık düzeylerinin de tedavi planında dikkate alındığını söyledi.
“Vücut yüzeyindeki hareketleri takip edebiliyoruz”
Uzm. Dr. Altın Aksu, cihazda bulunan solunum ve yüzey takip sistemleriyle hastanın hareketlerinin izlenebildiğini belirterek, “Son yıllarda radyasyon onkolojisinde teknolojik bazı değişiklikler oldu. Bu gelişmeler, radyoterapinin hedeflenen alana planlanan dozlarda uygulanmasına yönelik seçenekleri artırdı. Planlanan dozları uygularken hastanın tümör çevresindeki organlarını korumamız lazım. Radyoterapi, iyonize radyasyon ışınlarını tümör hücresinin üzerine vererek, tümör hücresindeki DNA kırıklarını oluşturarak tümör hücrelerini ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi. Bunu yaparken sağlam organlarda tümörün etrafındalar. Onları da korumamız lazım. Bunun içinde her organın radyasyona dayanıklılık oranları var. Onları da göz önünde bulundurarak tümör hücresine uygun dozları vermeye çalışıyoruz. Son yıllarda radyoterapi ile ilgili gelişmeler oldu. Çevre organlara verilen dozun sınırlandırılması açısından yeni imkanlar ortaya çıktı. Bu amaçla farklı sistemlerden yararlanılıyor. Bizde kullanılan cihazda da bu sistemler bulunuyor. Burada solunum takip sistemi var, yüzey takip sistemi var. Bunlarla solunuma bağlı hareketleri ve vücut yüzeyindeki değişiklikleri takip edebiliyoruz. Belirlenen sınırları aşan hareketleri izleyebiliyoruz” dedi.
“Belirlenen hareket sınırları aşıldığında ışınlama durdurulabiliyor”
Yüzey takip sisteminin kameralar aracılığıyla hastanın vücut yüzeyindeki değişiklikleri izlediğini aktaran Aksu, hareketin belirlenen sınırı aşması halinde ışınlamanın otomatik olarak durdurulabildiğini söyledi. Aksu, “Yüzey takip sistemi dediğimiz şey, kameralar eşliğinde hastanın vücut yüzeyini izleyerek belirlenen hareket değişikliklerini tespit etmeye yardımcı oluyor. Belirlenen hareket eşiği aşıldığında cihaz ışınlamayı otomatik olarak durdurabiliyor. Bu sayede ışınlamanın planlanan hedefe uygun yürütülmesine katkı sağlanabiliyor. Solunum takibiyle birlikte kullanıldığında solunuma bağlı hareketler de izlenebiliyor. Bunu genelde 2 milim yada 3 milime ayarlıyoruz. Özellikle sol memeye ışınladığımız zaman kalp hemen meme dokusunun altında. Kalbi çok iyi korumamız lazım. Solunum ve yüzey takip sistemiyle kalbin aldığı dozu sınırlandırmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşım yan etki riskini azaltmaya yardımcı olabilir” diye konuştu.
“Yapay zeka organ kontürlerinin oluşturulmasına destek oluyor”
Yapay zekanın tedavi planlamasında da kullanıldığını belirten Aksu, sistemin özellikle organ kontürlerinin oluşturulması aşamasında zaman kazandırabildiğini ifade etti. Aksu, “Yapay zeka son yıllarda tedavimize dahil oldu. Burada tabi ki karar her zaman bizde. Yapay zekanın yaptığı her şeyi kontrol edip hastanın üzerinde o şekilde tedavi uyguluyoruz. Bizim kullandığımız yapay zeka daha çok, hasta tomografisi çekildikten sonra bizler tümör çevresindeki tüm organların çizimini yapıyorduk. Yapay zeka bu çizimler için taslaklar oluşturabiliyor. Organ kontürlerini oluşturma süresini azaltmaya yardımcı oluyor. Planlama sürecine destek sağlıyor ama yapılan tüm kontürleri tek tek kontrol ediyoruz. Düzeltilecek yerleri düzelttikten sonra planlama kısmına geçiyoruz” şeklinde konuştu.
“Bazı uygulamalarda ışınlama süresi 2-3 dakika olabiliyor”
Ark tedavisi ve radyo cerrahi uygulamalarında ışınlama süresinin tedavi planına göre değişebildiğini belirten Uzm. Dr. Altın Aksu, bazı uygulamalarda sürenin 2-3 dakikaya kadar düşebildiğini söyledi. Aksu, “Bazı tedavi modalitelerinde ışınlama süresi 15 dakika kadar sürebiliyordu. Ark tedavisinde ise ışınlama farklı bir teknikle gerçekleştiriliyor. Cihaz 360 derece dönerken ışın veriyor. Bazı tekniklerde cihaz belirli açılarda durup ışınlıyor, sonrasında diğer açılara geçiyor. Bu da süreyi etkileyebiliyor. 360 derece dönerken ışınlama yapılması bazı tedavi planlarında ışınlama süresini kısaltabiliyor. Biz burada bazı uygulamalarda ışınlamayı 2-3 dakikada tamamlayabiliyoruz. Hastanın uygulama süresince hareketsiz kalabilmesi, planlanan ışınlamanın uygulanması açısından önem taşıyor. Hasta uzun yattığı zaman ister istemez bazı kımıldamalar olabiliyor. Buda tedavimizi etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı.





