Sakarya’nın Karasu ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki mermer ustası Semih Kıvanç, 5-6 yaşlarında turşu bidonuyla başladığı müzik serüvenini keman, cümbüş, klarnet ve darbuka gibi birçok enstrüman çalarak sürdürüyor. Hiçbir müzik eğitimi almayan ve nota bilmeyen Kıvanç, enstrümanları kulaktan öğrenerek kendini geliştirdi.
Müzisyen bir babanın yanında büyüyen Kıvanç’ın müziğe ilgisi çocukluk yıllarında ortaya çıktı. Babasının düğünlerde keman ve zurna çalmasından etkilenen Kıvanç, evde babasına eşlik edebilmek için turşu bidonunu darbuka gibi kullanmaya başladı.
İlerleyen yıllarda parmak zili, darbuka, keman, cümbüş ve klarnet gibi farklı enstrümanlara yönelen Kıvanç, duyduğu sesleri taklit ederek ve çalgıların yapısını inceleyerek müzik yeteneğini geliştirdi.
“İlk müzik aletim turşu bidonuydu”
Müzikle tanışma hikayesini anlatan Semih Kıvanç, 43 yaşında, evli ve iki çocuk babası olduğunu belirterek inşaatlarda mermer ustalığı yaptığını söyledi. Kıvanç, müziğe 5-6 yaşlarında başladığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Babam düğünlere gider, keman ve zurna çalardı. Babam evde keman çalarken benim de ilk müzik aletim turşu bidonu oldu. Darbuka çalmayı onunla öğrendim. Onun yanında ona eşlik ederdim. Her enstrümandan bir şeyler çıkarmaya başladım. Bu merak beni daha da heveslendirdi ve kendimi yavaş yavaş geliştirdim ancak hiçbir eğitim almadım, nota bilgim de yok. Kulaktan duyma çalıyorum. Hala başka enstrümanlara merakım var. İnsana bir kere bulaştığı zaman bırakamıyorsunuz.”
“En zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet”
Enstrümanların farklı zorlukları bulunduğunu dile getiren Kıvanç, özellikle klarnet ve keman öğrenme sürecinin kolay olmadığını belirtti. Kıvanç, “Bugüne kadar en zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet oldu. Gerek üflemesi gerekse tuşeleri dolayısıyla kendi kendine kolay öğrenilecek bir şey değil. Keman da çok zor ama babamdan dolayı sürekli çalışma yaptığım için benim için daha kolay oldu” dedi.
“Bilmediğim enstrümanı kurcalar çalarım”
Tanımadığı enstrümanları da inceleyerek çalmaya çalıştığını anlatan Kıvanç, yabancı bir enstrümanı eline aldığında yapısını çözmeye çalıştığını söyledi. Kıvanç, “Hiç bilmediğim yabancı bir enstrümanı elime aldığımda, biraz kurcalayıp yapısını öğrendiğimde ondan bir şeyler çıkarabiliyorum. Bazen videolardan izliyorum ama ellerine bakmam, sadece sesi dinlerim. O mevkiden çıkarabildiğimi çıkarmaya çalışırım” ifadelerini kullandı.
Ailesinde müziğe ilgi duyanların bulunduğunu belirten Kıvanç, küçük kızının da gitar, keman ve darbukaya meraklı olduğunu söyledi. Kızının müziği profesyonel eğitim alarak öğrenmesini istediğini belirten Kıvanç, “Bu yüzden ona pek bir şey göstermek istemiyorum. Bence her insan bir enstrüman çalmalı. Çok güzel bir şey. Anlatılmaz, yaşanır” diye konuştu.





