Kocaeli’nin İzmit ilçesinde eşi Şükrü Okur’u tüfekle vurarak öldüren Fatmanur Okur’un yargılandığı davada savcı, sanığın müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Duruşmada 4 yaşındaki kızı Zeynep Nisa, gözyaşlarına hakim olamayan annesinin gözyaşlarını silerek, “Ağlama, acıyor mu?” sözleriyle onu teselli etti.
Olay, 19 Temmuz 2025’te Alikahya Fatih Mahallesi’ndeki 3 katlı binanın 1. katında yaşandı. Edinilen bilgilere göre Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Fatmanur Okur, 1 çocuk babası eşine tüfekle ateş etti. İhbar üzerine eve sağlık ve polis ekipleri gönderildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde Şükrü Okur’un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Duruşma, Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanık Fatmanur Okur’un yanı sıra maktulün babası müşteki Hacı Ahmet Okur, annesi, çiftin çocukları Zeynep Nisa’nın (4) vasisi ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşma sırasında annesine sarılıp onu öpen Zeynep Nisa, gözyaşlarını silerek “Ağlama, acıyor mu?” dedi.
Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın eyleminin sabit olduğunu belirterek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Mütalaada, sanığın evliliği boyunca maruz kaldığını söylediği şiddet de dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve cezanın müebbet hapis olarak belirlenmesi istendi. Fatmanur Okur ise eylemi bilerek gerçekleştirmediğini savunarak, “En azından ev hapsi istiyorum. Kızımın bana çok ihtiyacı var” dedi.
Önceki celsede verdiği savunmada 11 yıllık evliliği boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini öne süren Okur, eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ mensubu olmak suçundan cezaevine girdiğini iddia etmişti. Sanık, “Daha önce boşanmak istedim ancak kafama silah dayadı, kızıma ve aileme zarar vereceğini söyledi. Kayınbabam da biliyor kasti olarak Şükrü’yü öldürmeyeceğimi. Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım” ifadelerini kullanmıştı.
Olay gecesini de anlatan Fatmanur Okur, “Olay gecesinde çocuğumla yemek yiyorduk. Uyuşturucu etkisindeydi. Çocuğun ondan olmadığını iddia etti. Gece sakinleştirdim, yemeğini yedirdim. Çocuğum ile uyuyakaldım, bir süre sonra beni uyandırdı. Beni bir kadının evine götürüp pazarlamak istedi. Madde krizine girdiğinde farklı eylemlerde bulunuyordu” diye konuşmuştu.
Sanık, savunmasının devamında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Uyuyakalmıştım. ‘Kalk gidiyoruz, geldiler’ dedi. Kızım seslere uyandı, onu tekmeledi. ‘Tamam kendimi satacağım, sana uyuşturucu alacağım’ dedim. Sonra çocuğumu uyuttum. Üst kattan babamın tüfeğini aldım. Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, ‘Güzel kafa keserim iyi bilirsin’ dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım.”
Mahkeme heyeti, Fatmanur Okur’un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.





