Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kultur Koleji

Otizmli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez konuştu

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde iş yerinin odunluğa baktığı gerekçesiyle yüzde 84
Şehrazat Künefe

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde iş yerinin odunluğa baktığı gerekçesiyle yüzde 84 oranında engelli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez mahkeme karşısına çıktı. Sanık savunmasında, odunluğa uyuşturucu konulduğundan şüphelendiğini ve bu sebeple olayı gerçekleştirdiğini öne sürdü. Müştekinin avukatı ise müvekkilinin 15 dakika boyunca bayıltılana kadar odunla dövüldüğünü ifade etti. Sanık, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliye edildi.

Olay, 16 Kasım 2025 tarihinde Yenişehir Mahallesi’nde meydana geldi. Yüzde 84 otizmli ve epilepsi hastası Ertuğrul Şenol (34) bisikletle dolaştığı sırada, Yılmaz D. (54) tarafından, zorla içeri sokarak odunla darp etti. Şüphelinin vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu şahsı daha sonra iş yerinden sokağa attığı öne sürüldü. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Şenol’un kafasına 6 dikiş atılarak, kolu alçıya alındı. Ailenin şikayeti üzerine Yılmaz D. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“Odunluğuma uyuşturucu koyduğundan şüphelendim”

Olayla ilgili ilk duruşma, Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Yılmaz D., Ertuğrul Şenol, ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Yılmaz D., Ertuğrul Şenol’u tanımadığını ifade ederek, “Benim simit fırınım vardı. Bu şahıs simit fırınının odunluk kısmına sürekli giriyordu. Uyuşturucu koyduğundan şüphelendim. Kızıma bu olaydan iki gün önce polisi aramasını söyledim. Polis geldi, kamera kayıtlarına baktılar, emniyet gidip kamera kayıtları ile birlikte şikayetçi olmamı söyledi. Ancak ben karakola gidip şikayetçi olmadım. İki gün sonra bu şahsı yeniden odunluğa girerken gördüm, kendisine ’Niye giriyorsun?’ diye sordum, bana cevaben ’Giriyorum’ dedi. Ben bisikletine vurup devirdim, tekrar ’Niye giriyorsun?’ diye sordum, o da ’Uyuşturucu koyuyorum’ dedi. Ben kendisine ’O zaman sen kadın da satarsın’ dedim, ’Evet bir milyona kadın da var’ dedi” diye konuştu.

“Sadece 3- 4 kere ayaklarına sopa ile vurdum”

Şenol’u hırpaladığını söyleyen Yılmaz D., “3- 4 kere ayaklarına sopa ile vurdum, kafasına sopa ile vurmadım ancak yere düşerken odunların üzerine düştü. Kafasındaki yaralanma bu nedenle oldu. Çok düzgün konuşuyordu, ben durumunu karakolda öğrendim. Raporundaki diğer yaralanmalar da düşerken olmuş olabilir. Bisikleti bahçeye çektirdim, iki gün sonra polisler gelince teslim ettim. Müştekinin, hasımlarım tarafından kullanılıyor olabileceği düşünüyorum. Şuurlu şekilde bahçeye girdiği bellidir. Kendisine sorduğumda uyuşturucu koyduğunu söylemesi birileri tarafından kullanıldığını gösteriyor. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim” dedi.

“Müşteki Ertuğrul kendini ifade edemedi”

Müşteki Ertuğrul Şenol, olayla ilgili sorulan sorularak tek kelimelik kısa cevaplar verdi. Sanığın neresine vurduğu sorulduğunda başını gösterdi, ne ile vurduğu sorulduğunda “odunla” diye tek kelimelik cevap verdi. Mağdura olayla ilgili ’Anlatmak istediği bir şey var mı?’ diye sorulduğunda “İstiyorum” dedi ancak başkada herhangi bir şey söylemedi. Mahkeme, görünüş ve konuşma tarzı itibariyle mağdurun engelli olduğunun kolaylıkla anlaşılabileceği gözlemlediğini belirtti.

“Bu olaydan sonra oğlum dışarı çıkamaz oldu, uyku düzeni bozuldu”

Sanıktan şikayetçi olan baba Münir Şenol, “Olay tarihinde umredeydim. Evimiz ile olayın olduğu fırının arası yaklaşık 400 metredir. Ertuğrul’un arkadaşı yoktur, sürekli bisiklet ile mahallede gezer. Mahalledekiler Ertuğrul’u tanır ve bilirler. Bu olaydan sonra oğlum dışarı çıkamaz oldu, uyku düzeni bozuldu. Kendisi olayla ilgili bir şey anlatamıyor. ’Kim vurdu?’ diye sorunca ’Amca vurdu’ diye cevap veriyor” ifadelerini kullandı.

“Babam, ’Hasımlarımızdan birisi olabilir’ dedi”

Tanık olarak dinlenen sanığın kızı İlknur D., “Babama ait fırında çalışıyorum. İş yerimizin önünden 3 aydır bisikletli birisi geçiyordu. Bu durumu babama söyledim, o da fark etmişti. ’Hasımlarımızdan birisi olabilir’ dedi. Şahıs bisikleti çok düzgün kullanıyordu, müşteri gibi değildi, içeri bakıyordu. Olaydan iki gün önce polisi aradık, polis geldi, videoyu da aldılar. Bize, ’Gelip şikayetçi olun’ dediler. Babam daha emniyete gidemeden iki gün sonra bu olay oldu” dedi.

“Ertuğrul’u odunluğa götürüp orada 15 dakika boyunca bayılana kadar darp etmiştir”

Müşteki vekili Avukat Tuba Özbay ise “ATK raporuna göre müvekkilin yüzde 84 oranında engelli olduğu, beden ve ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığı belirtilmiştir. Olay günü sanık, Ertuğrul’un ileride görüp yanına çağırmıştır. Ertuğrul gitmeyince sanık Ertuğrul’un yanına gidip Ertuğrul’u odunluğa götürüp orada 15 dakika boyunca bayılana kadar darp etmiştir. Sanık her aşamada suçtan kurtulmaya yönelik farklı beyanlarda bulunmuştur. Ertuğrul odunluğa hiç girmemiştir. Burada müvekkilin bisikletinin alıkonulması nedeniyle yağma suçu, ayrıca darp eyleminin niteliği gereği öldürmeye teşebbüs suçlarının oluşturduğunu düşünüyoruz. Sanıktan şikayetimiz devam etmektedir, sanığın tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Engelli kişiyi odunla darbettiği iddia edilen sanığa 4 yıl 6 aya kadar hapis istemi

Cumhuriyet savcısı, iş yerinin odunluğunda engelli bir vatandaşı odunla darbettiği belirlenen sanık hakkında esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın olay tarihinden önce iş yerinin odunluğuna girdiğini iddia ettiği mağdur Ertuğrul Şenol’u iş yeri çevresinde gördüğü belirtildi.

Mağduru odunluğa götürüp darbetti

Sanığın, mağduru yanına çağırıp çekiştirerek odunluğa götürdüğü ve burada eline aldığı odunla darbettiği kaydedilen mütalaada, alınan doktor raporuna göre mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığı vurgulandı.

“Engelli olduğu ilk bakışta anlaşılıyor”

Mütalaada, mağdurun akıl rahatsızlığı nedeniyle eyleme karşı beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca kovuşturma aşamasında, mağdurun engelli olduğunun ilk bakışta açıkça anlaşılabilir derecede belirgin olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi.

Savcı, sanığın “nitelikli kasten yaralama” suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını isterken, tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesini talep etti.

Tahliye edildi

Mahkeme heyeti, sanığın yargılama sonucunda alabileceği muhtemel ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre göz önüne alarak adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

“Karşı taraf her aşamada farklı beyanlarda bulundu”

Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki vekili Avukat Tuba Özbay, “Karşı taraf her aşamada farklı beyanlarda bulundu. Bir ifadesinde ayağına vurduğunu, başka bir ifadesinde ise kafasına odunla vurduğunu söyledi. Sanık, müvekkilimin odunluğuna girdiğini görünce korktuğumu belirttiğini söyledi. Kendisi ile konuştuğunda Şenol’un, ’Ben burada uyuşturucu satıyorum, saati bir milyona kadın satıyorum’ şeklinde iddialarda bulundu. Sanık duruşmada da önceki aşamalarda olduğu gibi birbirinden farklı ifadeleri harmanlayarak yeniden beyanda bulundu” dedi.

“15 dakika boyunca odunla dövüldü”

Bunun yalnızca bir yaralama eylemi olmadığı kanaatinde olduklarını söyleyen Özbay, “Ertuğrul odunluğun içinde değilken, çapraz konumdayken çağrılıp dövülerek içeri sokulmuş. Devamında yaklaşık 15 dakika boyunca odunla vücudunun her yerine; kafasına, beline, ayağına, bacağına ve sırtına vurulmuştur. Bunun basit bir kasten yaralama değil, öldürmeye yönelik darbeler içerdiğini düşünüyoruz ve öldürmeye teşebbüs suçundan gerekçeli karar verilmesini talep ettik. Ayrıca Ertuğrul baygın haldeyken bisikleti dışarıda kalıyor. Polisler geldikten sonra bisiklet içeri alınıyor ve orada tutuluyor. Babası yurt dışından gelip iki gün sonra şikayet edince polis aracılığıyla teslim alındı. Bizce burada yağma suçuna ilişkin emareler de vardır, bisiklete el konulması ayrı bir suçtur. Ancak bu husus mahkeme tarafından değerlendirilmedi” diye konuştu.

“Mahkeme odunla vurulması nedeniyle silahla yaralama suçunun oluştuğunu belirtti”

Özbay, sözlerine şöyle devam etti:

“Mahkeme, eylemin kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmiş kasten yaralama suçu olduğuna karar verdi. Ayrıca odunla vurulması nedeniyle silahla yaralama suçunun oluştuğunu belirtti. Bu kapsamda iddianamede yer alan fiillerden cezalandırılmasını talep ettik. Sanık tahliye edildi, bunu zaten bekliyorduk. Mahkeme eğer adam öldürmeye teşebbüs ya da yağma olduğuna dair bir şüphe olmadığı düşünülüyorsa, tahliye edilmesi kural olarak gerekiyordu. Burada bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz. Görünmez engeli olan bir kişinin dövülebileceği sonucuna insanların varmaması için uğraşıyoruz. Sanığın beyanlarında Ertuğrul hakkında ’kadın satıyordu’ gibi ifadeler yer aldı ancak Ertuğrul’a sorulan her soruya tek kelimelik cevaplar verdiği mahkemece de tespit edildi. Duruşmada hakimler de bunu sordu ve kayda geçti. Savcı da engelli olduğunun birkaç kelimelik konuşmayla anlaşılabileceği kanaatine vararak mütalaasını bu detay üzerine kurdu. Bu bizim açımızdan önemli. Ortopedik engelli olmayan kimseyi engelli olarak kabul etmeyecek miyiz? Görünmez engeli olan, zihinsel ya da mental rahatsızlığı bulunan insanları engelli saymayacak mıyız? İlla serebral palsili olup eli ayağı tutmayan kişiler mi engelli kabul edilecek? Fiziksel olarak belirgin bir durum olmayabilir. Ancak 15 dakika boyunca kafasına odunla vurulan ve buna karşı elini kaldırıp direnmeyen bir kişinin engelli olduğunun anlaşılması gerekir. Gerçekten isyan ediyoruz. Yapılan savunmalar ve tanık beyanları, toplumun engelliler konusunda ne kadar bilinçsiz olduğunu gösteriyor. Bu olay üzerinden bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz ama ne kadar başarılı olabiliyoruz bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

“Adalet yerini bulmuş sayılmaz”

Ertuğrul’un babası Münir Şenol ise “Adalet yerini bulmuş sayılmaz. Tutuklu yargılanmasını isterdik. Çünkü bunlar kendini savunamayan engelli insanlar, en azından bu şekilde bir emsal olurdu. Ancak şu anda tutuklu yargılanmayacağı için hukukun ve adaletin işleyişini takip edeceğiz” dedi.