Kocaeli’de itfaiye ekiplerinin zorlu müdahaleleri ile saniyelerle yarıştıkları anlar kask kameralarına saniye saniye yansıdı. Alevlerin arasına dalan ve enkaz altında can arayan itfaiyeciler, kameraların kaydettiği nefes kesen kurtarma çalışmalarının perde arkasını ve unutamadıkları anları anlattı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin alevlerin arasına girdiği, yoğun duman altında ilerlediği ve enkazlarda saniyelerle yarıştığı zorlu kurtarma anları kask kameralarına yansıdı. Özellikle yangın ve 6 Şubat depremlerindeki mücadeleleri saniye saniye görüntülere yansıyan itfaiye personeli, meslek hayatlarında hafızalarına kazınan olayları anlatarak asılsız ihbar ve ulaşımı engelleyen hatalı parklanmalar konusunda vatandaşları uyardı.
“Gönül vermeden itfaiyecilik yapılamaz”
Teşkilatta 19 yıldır görev yapan Vardiya Amiri Mesut Çepil, mesleğin cesaret ve tecrübenin yanı sıra büyük bir gönüllülük gerektirdiğini belirterek, “Tamamen insanın gönlünden gelmesi gereken, aynı zamanda cesaret ve tecrübe isteyen bir mesleğimiz var. Hep yeni başlayan arkadaşlarıma şunu söylerim; ’Gönlünüz olmadan bir fabrikada çalışabilirsiniz, sevmeden bir iş yapabilirsiniz ama bir insan kesinlikle gönül vermeden, sevmeden itfaiyecilik yapamaz’ Bizim mesleğimizde şöyle bir durum söz konusu; gittiğimiz hemen hemen her olayda insanların kendi canlarını, sevdiklerini bırakarak kaçtıkları bir ortama siz canıgönülden, cansiperane bir şekilde giriyoruz. O yüzden bu mesleğin temeli, mesleğe gönül vermek” dedi.
“Mesleki hayatımın en büyük travmalarını Hatay’da bölgesinde yaşadım”
Meslek hayatı boyunca çok sayıda olaya müdahale ettiğini anlatan Çepil, 6 Şubat depremlerinin kendisinde derin iz bıraktığını ifade ederek, “2007 yılından beri itfaiye teşkilatının içindeyim, yaklaşık 20 yıl. Yüzlerce, hatta binlerce olaya müdahalede bulunduk. Her olay bizim için ayrı bir tecrübe. Yaşadığımız her tecrübenin içerisinde birbirinden farklı acılar, birbirinden farklı dramlar yaşadık ama benim şahsi olarak yaşadığım en büyük travmatik durumlar 2023 Hatay depremleridir. Orada geçirdiğim 11 günlük süre içerisinde mesleki hayatımın en büyük travmalarını, en büyük üzüntülerini maalesef Hatay Antakya bölgesinde yaşadım. Rabbim bir daha inşallah bu millete, bu topluma böyle acılar, böyle büyük afetler yaşatmasın. Ama böyle bir durum olduğu takdirde biz itfaiye teşkilatı ve çalışanları olarak her zaman için canı gönülden göreve hazırız. Elimizden gelenin en iyisini yapma konusunda da kendimize güveniyoruz, inanıyoruz” diye konuştu.
Enkaz altındaki zaman yanılgısı
Hatay Antakya’da 11 gün boyunca görev yaptıklarını ve ekipleriyle birlikte yaklaşık 100 kişiyi enkaz altından kurtardıklarını ifade eden Çepil, unutamadığı bir olayı şu sözlerle paylaştı:
“Bir hanımefendiyi kurtarmıştık enkaz altında. Yaklaşık 3 günün sonunda biz hanımefendiyi enkaz altından çıkarmıştık ve son anda şunu belirtmiştim kendisine; ’Abla, lütfen biraz daha sabredin, ekiplerimiz birkaç dakika sonra sizi oradan alacak. Zaten 3 gündür buradasın, biraz daha sabret’ Bana dediği şu oldu; ’Hayır, ben yaklaşık 1-1,5 saattir burada enkaz altındayım. Beni bir an önce buradan kurtarın’. ’Demek ki acıyı ve afeti yaşayan insan için zaman ve mekan kavramı ortadan kalkıyor’ dedim. Bizim dışarıdaki 3 günlük süremiz, onun yaklaşık 1-1,5 saatlik gibi bir zaman dilimine denk gelmişti. O yüzden dediğim gibi, özellikle 2023 Hatay depremleri bizim için büyük bir travmaydı. Rabbim bir daha yaşatmasın.”
Asılsız ihbarlara önemli uyarı
Çepil, itfaiyenin anonsu aldıktan sonra 30 saniye içinde yola çıktığını ve ortalama 6 dakikada olay yerine ulaştığını belirterek, asılsız ihbarların acil durum ekiplerini derinden üzdüğünü ve sistemi meşgul ettiğini vurguladı. Çepil, “Birçok ilginç, farklı durumlara müdahale ediyoruz ama bizi en rahatsız eden durum, artık günümüzde vatandaşların maalesef asılsız ihbarları. Bu durum sadece bizi değil bütün acil durum ekiplerini maalesef derinden üzüyor. İtfaiyenin alakası olmayan durumlara çağrılması, bu kadar aracın, bu kadar personelin bu gibi durumlarda meşgul edilmesi bizi üzen ve maalesef mesleki olarak yoran durumlar. Bu konuda vatandaşlarımızdan hep şunu rica ediyoruz, acil görmediğiniz durumlarda lütfen acil durum ekiplerini meşgul etmeyin. Özellikle olaylara intikal anında acil durum ekiplerine yasaların uygun gördüğü şekillerde yol verin. Bizim işimizi kolaylaştırın ki, biz gittiğimiz olaylarda vatandaşlarımıza daha rahat, daha kaliteli yardımcı olabilelim” şeklinde konuştu.
“Cesaretle korkuyu harmanlıyoruz”
Geçtiğimiz yıl Karamürsel ilçesindeki orman yangınında ekip arkadaşlarıyla birlikte 24 saat aralıksız görev yapan itfaiye eri Emirhan Sakçak ise orman yangınlarında arazi ve rüzgar şartlarının müdahaleyi zorlaştırdığına işaret etti. Ormanların temiz tutulması konusunda vatandaşlara çağrıda bulunan Sakçak, mesleğinin doğasını da anlattı. Şakçak, “Korku bizim için tabii ki de var, yok değil. Korku bizi aslında daha çok güvende tutar ama her zaman bizim için cesaret ön planda olur. Çünkü herkesin koşarak kaçtığı bir yere biz koşarak girmeye çalışıyoruz. Bu da ne için? İnsanlarımızın canı için, malı için. Hiç görmediğimiz, sesini bile duymadığımız vatandaşlarımızın canına ve malına tehlike, zarar gelmesin diye canımızı dişimize takıyoruz, bütün sevdiklerimizi arkamızda bırakarak. Bizim için her zaman cesaret ön planda olur. O yüzden cesaretle korkuyu harmanlıyoruz” ifadesini kullandı.
“Aç kalan, ağlayarak moraran bebeğin 7 gün enkazda kalıp sağ çıkması beni çok etkilemişti”
Sakçak, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından görev aldığı Hatay’da unutamadığı bir acı olayı da şöyle anlattı:
“Enkaz altından yaklaşık 1 aylık bebek çıkardık. Depremin 6. ya da 7. günündeydik. O 7 günlük çalışmada, enkazın altına girdiğimizde bir el kadar bebeği canlı çıkarmıştık. Annesinin kucağındaydı. Allah rahmet eylesin, annesi vefat etmişti. Aç kalan, ağlayarak moraran bebeğin 7 gün orada kalıp sağ çıkması beni çok etkilemişti ve bana güç vermişti. Orada gücümüz tükenmişti artık, uzun süre çalışmıştık. O anı hiç unutamıyorum.”
Sıkışmalı trafik kazalarında sağlık ekipleriyle koordineli şekilde, durumu en kritik olan kazazedeye öncelik verdiklerini aktaran Sakçak, bir dereye uçan ve batmak üzere olan araçtan anne ile çocuğunu kurtardıkları anı da hafızasından silemediğini dile getirdi.
“Dar sokaklar ve hatalı parklar zaman kaybettiriyor”
Vatandaşlara trafikte yol verme ve parklanma konularında uyarılarda bulunan Sakçak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim için zaman çok önemli çünkü her geçen saniyede yangının yayılma riski ve derecesi yükselir. O yüzden vatandaşlarımızın daha bilinçli olmalarını rica ediyorum. Araç parkları bizi çok etkiliyor. İzmit’te birçok dar sokak var. İzmit’in dar sokaklarında araçlarımızı götürmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın araç parklarına ve fermuar sistemine çok dikkatli olmalarını rica ediyorum. İnşallah bu konuda daha duyarlı olursak vatandaşlarımıza daha hızlı, daha etkin müdahale yapabiliriz.”





