Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılı öncesinde Bolu’da düzenlediği 3 günlük milletvekili değerlendirme kampına katıldı.
Kampın ikinci günündeki toplantının açılış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, yeni dönemde gerçekleştirilen ilk toplantının önemine dikkati çekti. CHP’nin Türkiye’nin temel sorunlarını gündeme getirmesi ve çözüm önerileri sunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Uzun süredir Türkiye’nin gerçek sorunlarından söz eden ve sorunların çözümüne katkı veren ya da çözüm yolları öneren bir siyasal duruş yoktu. Biz artık ülkenin en temel sorunlarına değinmek ve bu sorunların nasıl çözüleceğini anlatmak ve halkımıza güven vermek zorundayız. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim ahlaki üstünlüğümüz var. Biz ahlaki üstünlüğümüzü koruyarak, yerinde eleştiri yaparak ve yerinde çözüm önerileri getirerek ülkemize, halkımıza güvenimizi yeniden iletmek zorundayız.”
“Haksızlıklara karşı her yerde sesimizi çıkaracağız”
Kılıçdaroğlu, CHP’nin halkın hak ve hukukunu savunacağını vurgulayarak, “Biz asla ve asla size yalan söylemeyeceğiz. Asla sizleri kandırmayacağız. Bu ülkenin sahipsiz olmadığını, yediden yetmişi herkesin hakkının hukukunun arandığı bir süreci başlatacağız ve sürdüreceğiz. Parlamentoda sesimiz çıkacak, evlerde sesimiz çıkacak, mahallelerde sesimiz çıkacak, sokaklarda sesimiz çıkacak, yurt içinde, yurt dışında sesimiz çıkacak. Türkiye’nin saygınlığını ve Türkiye’nin büyüklüğünü, bölgedeki etkinliğini, dünyadaki etkinliğini her yerde anlatacağız” ifadelerini kullandı.
“Ülkenin çıkarları söz konusu olduğunda diğer sorunları bir kenara bırakırız”
Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen bir siyaset izlemeleri gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Biz ülkenin çıkarları söz konusu olduğunda, diğer sorunları bir kenara bırakmasını biliriz. Önemli olan Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada saygınlığını kazanmasıdır. Önemli olan sağlıklı politikaları sürdürebilmesidir. Bu yapılmadığı zaman karşısına çıkan en ciddi partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu da hiç kimse unutmamalıdır” dedi.
Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in çalışmaları ile ekonomi politikalarını da eleştirdi. Yolsuzluklara karşı en kısa sürede önlem alınması gerektiğini belirtti.
“Okullara sabun da koyarız, bir tas çorba da veririz”
Okullarda öğrencilerin mağduriyet yaşadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir tas çorbayı niye vermiyorsunuz? Tuvalette bir kalıp sabunu niye bulundurmuyorsunuz? Bu ülke bir tas çorba veremeyecek kadar fakir mi? Tuvalete sabun koymayacak kadar yoksul mu? Çocuğa temiz su içiremeyecek kadar fakir mi Allah aşkına? Bakın bunları sadece dillendiren parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Biz muhalefet olsun diye değil, çocukların hakkını hukukunu korumak için yapıyoruz. Kardeşim sen almıyorsan biz CHP’li belediyelere söyleriz. Bütün okullara sabun da koyarız, bir tas çorbada koyarız. Yeter ki sen çık ben bunları yapmıyorum de. Ama yapıyorum diyorsun, yapmıyorsun. Bize izin ver, yasak koyma. Belediye başkanlarımız girsinler okullara. Sabun da koyarlar, suyu da verirler, tas çorbayı da verirler. Her şeyi verirler.”
“Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nın tam metni nedir?”
Mekke Ortak Savunma Antlaşması hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, anlaşmaya karşı olmadıklarını ancak kamuoyunun ve parlamentonun bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Burada kafamıza takılan bazı sorular var. Biz anlaşma yapmayın demiyoruz. Ama soruların cevabını istiyoruz. Bu anlaşma meclise gelmedi. Ne zaman gelecek onu da bilmiyoruz. Herkes bir şeyler söylüyor. Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nın tam metni nedir ve Türkiye hangi askeri yükümlülükleri üstlenmiştir? Biz bilmiyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi de bilmiyor. Milletvekilleri de bilmiyor. Siyasi partiler de bilmiyor. Türkiye hangi askeri yükümlülükleri üstlendi? Birisinin çıkıp buna yanıt vermesi lazım. Bir üyeye yapılan saldırının bütün üyelere yapılmış sayılması. Metin de öyle diyor. Açıklama da öyle. Bu 3 ülkeden birisine bir saldırı olursa bize de o saldırı yapılmış sayılır diyor. Türkiye açısından otomatik bir askeri yükümlülük doğurmakta mıdır bu? Yarın İran’la Suudi Arabistan çatıştı. Biz şimdi İran’a savaş mı açacağız? Nedir bu askeri yükümlülüğün sınırları? Çıkın açıklayın. Biz ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin imzalayacağı her anlaşmanın Türkiye’nin çıkarlarına olduğu sürece yanındayız.”
Toplantı, Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.





