Ana Sayfa Arama Galeri Video
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kultur Koleji

Düzce TSO seçimleri öncesi başkanlık için öne çıkan kriterler

Bayram Ali Kubilay yazdı

Düzce Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine sayılı günler kaldı. 18 Ekim 2026 tarihinde yapılacak seçimlerle 11 meslek grubundan toplam 33 meclis üyesi belirlenecek. Ardından oluşacak meclis; Düzce Ticaret ve Sanayi Odası’nın önümüzdeki dört yıllık döneminde görev yapacak Yönetim Kurulu Başkanı ve yönetimini, ayrıca Meclis Başkanlık Divanını belirleyecek.

Bayram Ali Kubilay yazdıDüzce Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine sayılı
Şehrazat Künefe
Haberi Sesli Dinle Hazır

Bayram Ali Kubilay, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesinde kaleme aldığı yazıda, 18 Ekim 2026’da yapılacak seçimlerle 11 meslek grubundan 33 meclis üyesinin belirleneceğini aktardı. Oluşacak meclisin ise odanın dört yıllık döneminde görev yapacak Yönetim Kurulu Başkanı ve yönetimi ile Meclis Başkanlık Divanını seçeceğini belirtti.

Kubilay, seçimlerin yalnızca 33 meclis üyesinin belirleneceği bir süreç olmadığını, aynı zamanda Düzce iş dünyasının önümüzdeki dört yıl boyunca nasıl ve kimler tarafından temsil edileceğini ortaya koyacağını ifade etti. Bu nedenle isimlerden önce adaylarda aranması gereken özelliklerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

YÖNETİM KURULU BAŞKANINDA ARANMASI GEREKENLER

Yazıda, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilecek kişinin öncelikle kenti ve Düzce ekonomisini yakından tanıması gerektiği belirtildi. Sanayicilerin yanı sıra esnafın, ihracatçının, üreticinin, tüccarın, KOBİ’lerin, yatırımcıların ve iş kurmak isteyen genç girişimcilerin sorunlarına hâkim bir başkan profiline ihtiyaç olduğu ifade edildi.

Bir şirketi başarıyla yönetmenin önemli olduğu ancak oda başkanlığının bundan farklı ve daha geniş bir sorumluluk taşıdığı kaydedilen yazıda, başkanın yalnızca kendi sektörünü değil, Düzce ekonomisinin tamamını temsil etmesi gerektiği aktarıldı.

Başkan adayının iş dünyasında karşılığının bulunması, ticari itibarının güçlü olması, güven vermesi ve temsil kabiliyetinin yüksek olması gerektiğine dikkat çekildi. Düzce’nin sorunlarını Ankara’da ilgili bakanlıklara, TOBB’a ve diğer kurumlara aktarabilmesi; bunun yanı sıra Valilik, Belediye, Üniversite, OSB’ler, sanayiciler, tüccarlar ve meslek kuruluşlarını ortak bir zeminde buluşturabilmesi gerektiği belirtildi.

Yazıda, yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm süreçlerini takip eden bir başkan anlayışının gerekli olduğu ifade edildi.

MAKAM DEĞİL, SORUMLULUK

TSO Başkanlığının yalnızca bir makam veya kartvizit olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kubilay, görevin zaman ayırmayı, çalışmayı, proje geliştirmeyi ve sorumluluk üstlenmeyi gerektirdiğini yazdı.

Başkan adaylarının Düzce’nin ihracatını artırma, yeni yatırımları kente kazandırma ve mevcut sanayicilerin büyümesinin önündeki engelleri kaldırma konusunda somut hedefler ortaya koyması gerektiği ifade edildi. Ayrıca nitelikli personel ihtiyacının giderilmesi, mesleki eğitimin sanayinin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi ve KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gereken başlıklar arasında sıralandı.

Düzce’nin İstanbul ve Ankara arasındaki stratejik konumunun ekonomik avantaja dönüştürülmesi ile gençlerin kendi şehirlerinde iş kurmalarının ve nitelikli işlerde çalışmasının sağlanmasının da önem taşıdığı belirtildi.

Bu çerçevede adaylardan yalnızca adaylıklarını açıklamalarının değil, önümüzdeki dört yıllık dönemde Düzce için hangi çalışmaları yapacaklarını anlatmalarının beklenmesi gerektiği kaydedildi.

MECLİS BAŞKANLIĞININ ÖNEMİ

Yazıda, Meclis Başkanlığının da Yönetim Kurulu Başkanlığı kadar önemli olduğu vurgulandı. Meclis Başkanının farklı sektörleri ve görüşleri temsil eden üyeleri ortak bir çalışma anlayışında buluşturması gerektiği ifade edildi.

Meclis Başkanının tarafsızlığına güven duyulması, toplantıları adil biçimde yönetmesi ve her meclis üyesinin görüşünü dile getirebilmesine olanak sağlaması gerektiği belirtildi. Bu makamın yönetim kuruluna rakip gibi davranmaması, ancak yönetim kurulunun kararlarını sorgulamadan onaylayan bir konumda da bulunmaması gerektiği aktarıldı.

Meclisin kurumsal ağırlığını koruyabilecek; tecrübeli, sakin, uzlaştırıcı, kurumsal kültüre hâkim ve toplumda karşılığı bulunan bir ismin Meclis Başkanı olması gerektiği ifade edildi.

33 MECLİS ÜYESİNE DÜŞEN SORUMLULUK

Seçimlerin ardından göreve gelecek 33 meclis üyesinin önemli bir sorumluluk üstleneceği belirtilen yazıda, üyelerin kullanacağı oyların yalnızca bir başkanın belirlenmesini sağlamayacağı kaydedildi. Bu oyların, Düzce iş dünyasının dört yıllık yönetim anlayışının şekillenmesinde de etkili olacağı ifade edildi.

Meclis üyelerinin karar verirken kişisel yakınlıkların, dostlukların, sektör ilişkilerinin veya farklı çevrelerin beklentilerinin ötesinde düşünmesi gerektiği belirtildi. Bu noktada temel sorunun, “Bu görevi kim üstlenirse Düzce iş dünyasını daha güçlü temsil eder?” olması gerektiği ifade edildi.

DÜZCE’NİN ORTAK PAYDASI

Düzce’nin küçük bir şehir olmasına karşın üretim gücü, sanayisi, coğrafi konumu ve girişimci insanlarıyla önemli bir ekonomik potansiyele sahip olduğu aktarıldı. Bu potansiyelin daha ileri taşınabilmesi için kurumların güçlü olması gerektiği belirtildi.

Güçlü kurumların yalnızca güçlü isimlerle değil; liyakat, ortak akıl, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle yönetildiğinde değer kazanacağı ifade edildi.

Kubilay, seçim sürecinde yalnızca “Kim başkan olacak?” sorusuna odaklanmak yerine nasıl bir başkan, nasıl bir Meclis Başkanı ve nasıl bir Ticaret ve Sanayi Odası istendiğinin tartışılması gerektiğini belirtti. Ayrıca 2030 yılında nasıl bir Düzce ekonomisi hedeflendiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Yazıda, isimlerin ve makamların değişebileceği ancak alınan kararların şehir üzerindeki etkisinin yıllarca sürebileceği vurgulandı. Bu nedenle adayların öncelikle projelerini, hedeflerini ve Düzce için yapmak istediklerini anlatmaları; ardından liyakatleri, geçmiş çalışmaları, temsil kabiliyetleri, projeleri ve vizyonları üzerinden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.