Bolu Belediyesi’ndeki yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, Özcan’ın toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
Savcı, sanıkların “Marketler”, “Ruhsat”, “Kurban”, “Hak Ediş”, “Beton” ve “Cafe” başlıkları altında incelenen 6 ayrı olay kapsamında işledikleri öne sürülen suçları değerlendirdi. Davanın üçüncü duruşması 19 Ekim’de Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Özcan hakkında 32 mağdura yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını isteyen savcılık, “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikapa teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep etti. Diğer 18 sanık için de “nitelikli dolandırıcılık” suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, ayrıca “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikapa yardım”, “yalan tanıklık”, “suçluyu kayırma” ve “rüşvet” suçlarından değişen oranlarda hapis cezası verilmesi istendi. Mütalaada, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin sürdürülmesi de talep edildi.
Zincir marketlere yönelik iddialar
Savcılık mütalaasında, Bolu’daki zincir marketlerle önce Bolu Bel A.Ş., ardından BOLSEV A.Ş. üzerinden reklam sözleşmeleri yapılmak istendiği belirtildi. Bazı marketlerin bu teklifi kabul etmemesi üzerine belediye tarafından denetimler gerçekleştirildiği öne sürüldü. Tanju Özcan, Süleyman Can, Naim Ayhan, Hakan Yılmaz, Ergün Temel, Buse Özkan, Cahit Görüş, Hüseyin Ekrem Serin, Mehmet Ağan, Mustafa Yasin Bargaç, Sinan Pekcan ve Tahsin Arslan’ın “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap” suçundan cezalandırılması istendi. Ali Sarıyıldız için ise aynı suça “yardım eden” sıfatıyla ceza talep edildi.
Ruhsat işlemleriyle ilgili suçlama
“Ruhsat” başlığında, müteahhit Nazmi Güzel’in belediyedeki işlemlerinin hızlandırılması karşılığında kendisinden para istendiği iddiası ele alındı. Mütalaaya göre Güzel’den önce 4 milyon TL talep edildi, görüşmelerin ardından 2 milyon 500 bin TL üzerinde anlaşma sağlandı. Bu tutarın 1 milyon TL’si nakit, 1 milyon 500 bin TL’si ise çek olarak verildi.
Savcılık, Tanju Özcan ve Süleyman Can’ın Nazmi Güzel’e yönelik “icbar suretiyle irtikap” suçundan, Ali Sarıyıldız’ın ise bu suça yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasını talep etti. Cihan Tutal hakkında “suçluyu kayırma” ve “yalan tanıklık”, Adem Beraber hakkında ise “suçluyu kayırma” suçundan ceza istendi.
Kurban bağışlarıyla ilgili etkin pişmanlık talebi
Mütalaada, BOLSEV Vakfı tarafından 2025 Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve billboardlarda kurban bağışı kampanyası düzenlendiği, 34 bağışçıdan 65 hisse karşılığında toplam 845 bin TL toplandığı kaydedildi. Sanıkların amacının kurban kesmek olmadığı ve toplanan paraların kurban alımında kullanılmadığı ileri sürüldü. Bağışçıların ise kurbanlarının kesileceği düşüncesiyle ödeme yaptığı belirtildi.
Savcı, Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Leyla Beykoz ve Aydan Özdemir’in; dini inanç ve duyguların istismar edilmesi, vakıf ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmasını istedi. Mağdurların zararlarının soruşturma aşamasında karşılandığı gerekçesiyle 4 sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.
100’üncü Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesi
Bolu Belediyesi tarafından ihale edilen 100’üncü Yıl Cumhuriyet Parkı yapım işini üstlenen şirketin yetkilisi Halis Volkan Akıncı’nın hak ediş ödemeleri de mütalaada değerlendirildi. Buna göre Akıncı’nın hak edişlerinden toplam 3 milyon TL BOLSEV Vakfı hesabına aktarıldı. Ayrıca şirket hesabına gönderilen 7 milyon 500 bin TL tutarındaki hak edişin, “reklam sözleşmesi” kapsamında BOLSEV A.Ş.’ye aktarıldığı belirtildi.
Savcılık, Tanju Özcan ile dönemin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan’ın görevlerinin sağladığı nüfuzu kullanarak mağduru ödeme yapmaya zorladığı kanaatine vardı. Özcan ve Ayhan’ın “icbar suretiyle irtikap”, Ali Sarıyıldız’ın ise bu suça yardım eden sıfatıyla cezalandırılması istendi.
Beton alımı sürecinde irtikaba teşebbüs suçlaması
Bolu’da yapımı süren 150 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde kullanılacak betonla ilgili süreç de mütalaada ayrı bir olay olarak ele alındı. Savcılık, firma yetkilisi C. E.’nin başlangıçta Bolu Bel A.Ş. ile metreküpü 2 bin 400 TL’den beton alımı için görüştüğünü, daha sonra kendisine 3 bin 400 TL ve ardından 3 bin 350 TL fiyat bildirildiğini kaydetti.
C. E.’nin bu fiyatı kabul etmemesinin ardından şantiyede belediye denetimleri yapıldığı, idari yaptırımlar uygulandığı ve prefabrik ofisin mühürlendiği belirtildi. Mütalaada, söz konusu işlemlerin firmanın Bolu Bel A.Ş.’den beton almaya zorlandığı iddiasını desteklediği değerlendirildi. Tanju Özcan hakkında “icbar suretiyle irtikaba teşebbüs”, Ali Sarıyıldız hakkında ise aynı suça yardım eden sıfatıyla ceza talep edildi.
Salon Vegas ruhsatı için rüşvet iddiası
Mütalaanın “Cafe” başlıklı bölümünde, Bolu’da faaliyet gösteren Salon Vegas adlı işletmenin ruhsat işlemleriyle ilgili iddialar incelendi. Savcılık, işletmeci Muhsin Karadayı’nın ruhsat sorunlarının çözülmesi karşılığında BOLSEV’e 400-500 bin TL civarında ödeme yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını ve bu kapsamda 100 bin TL’nin nakit olarak teslim edildiğini bildirdi.
Tanju Özcan’ın “rüşvet almak” suçundan, Mustafa Altındal ve Mertcan Ay’ın ise rüşvet anlaşması ile paranın temininde aracılık ettikleri gerekçesiyle “rüşvet” suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi. Muhsin Karadayı’nın olayı resmi makamlar öğrenmeden önce kolluğa başvurması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri kapsamında rüşvet suçundan ceza almaması gerektiği mütalaada belirtildi.





