Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kultur Koleji

Savaşın ilk anlarına tanıklık etti, 50 saatte Türkiye’ye geldi

İran’daki gerilimin başladığı ilk günlerde bölgede bulunan ve 50 saatlik
Şehrazat Künefe

İran’daki gerilimin başladığı ilk günlerde bölgede bulunan ve 50 saatlik zorlu yolculuğun ardından Türkiye’ye dönen Hakan Zengin, yaşananları anlattı. Beklenen panik havasının aksine halkın ülkesine kenetlendiğini belirten Zengin, “Aracımda yer olmasına rağmen komşularım ülkelerini terk etmeyi reddetti. Bir esnaf camına ’Savaş nedeniyle kâr etmeden satıyorum’ yazmıştı” diyerek o günlere dair detaylar paylaştı.

İran’da çatışma ve gerilimin başladığı ilk günlere bizzat tanıklık eden Türk vatandaşı Hakan Zengin, kritik saatleri ve yaklaşık 50 saat süren zorlu dönüş yolculuğunu anlattı. Yaklaşık 5 yıldır Türk merkezli bir firmanın İran’daki yöneticisi olarak görev yapan ve ailesi Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan Zengin, Türkiye’ye ulaşmasının ardından bölgedeki gözlemlerini paylaştı. Zengin’in olaylar sırasında kaydettiği görüntüler ise durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

“Büyük bir patlama oldu, uçak sesiyle irkildi herkes”

Savaşın başladığı günü anlatan Hakan Zengin, “Savaşın başladığı gün resmi dairedeydim. Büyük bir patlama oldu. Şehrin üzerinden geçen uçak sesiyle herkes irkildi. Daha sonra tüm İran’da bir haber yayıldı; üst düzey komutanlarla ilgili bilgiler konuşuldu, hatta Ali Hamaney’in öldüğüne dair söylentiler ortaya çıktı. Bu nedenle tatil ilan edildi. Savaşın ardından herkes işine devam etti. Hiç kimse panik yapmadı, herkes görevindeydi. Devlet memurları görevlerini sürdürüyordu. Böyle bir panik havası oluşmadı. Akşam eve gittim, ardından markete gittim. Büyük bir kuyruk olur diye düşündüm ancak beklediğim gibi bir yoğunluk yoktu. Savaşın çıkmayacağını düşünüyordum, bir şekilde anlaşılacağını zannediyordum” dedi.

“Her akşam miting oluyordu”

İran halkının ekonomik sıkıntılara rağmen savaş ortamında farklı bir ruh haline büründüğünü belirten Zengin, “Bulunduğum semtte her akşam miting oluyordu. İnsanlar ellerinde bayraklarla ’Allahuekber’ sesleriyle sokaklara çıkıyordu. Büyük bir kortej oluşuyordu ve ben de o kortejin içinde bulundum. Halkın motivasyonu ve morali çok yüksekti, ciddi bir kenetlenme vardı. Kimse panik halinde değildi, herkes normal hayatına devam ediyordu. Günün her saatinde insanlar bayraklarla destek gösterilerinde bulunuyordu” diye konuştu.

Esnafın kâr etmeden satış yaptığını da aktaran Zengin, “Marketlerde fiyatların düştüğünü gördüm. Bir esnaf camına ’Ben kâr yapmadan satıyorum, savaş nedeniyle böyle bir şey yapıyorum’ diye yazmıştı. Bu beni çok duygulandırdı. Çoğu yerde insanların gözyaşı döktüğünü gördüm” şeklinde konuştu.

“Yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadım”

Türkiye sınırından girdikten sonra İran plakalı aracı nedeniyle sık sık durdurularak güvenlik kontrolünden geçirildiğini belirten Zengin, “Yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Ancak Türk sınırından sonra çok fazla çevirme vardı, sık sık durduruldum. Her durdurmada valizlerim kontrol edildi” dedi.

“İran’da savaştan kaçmak hoş karşılanan bir durum değil”

Zengin, sözlerine şöyle devam etti:

“Komşularıma birlikte gelmeyi teklif ettim. Aracımda 4-5 kişilik yer vardı. Yalnız gelmek istemiyordum, dönüşümlü kullanmayı düşünüyorduk. Ancak kimse gelmek istemedi. ‘Ailemi yalnız bırakamam, memleketimi bu durumda bırakamam’ dediler. Yolda bir yerde durdum, bana ‘Savaştan mı kaçıyorsun?’ diye sordular. Ben de ‘Savaştan kaçmıyorum. Zaten bir hafta sonra Nevruz tatili başlıyor, sadece biraz erken çıkmış oldum’ dedim. Orada savaştan kaçmak hoş karşılanan bir durum değil. Bu durum beni üzdü çünkü ben zaten savaş sürecinde oradaydım. Biz ülkemizi terk etmeyiz, başka ülkelere sığınmayız. Onlarda da durum aynı. Suriye ve Lübnan’da birkaç günde yüz binlerce insanın ülkesini terk ettiğini görüyorsunuz ancak burada böyle bir durum söz konusu değil. Herkes ülkesinde, memleketinde, ailesinin yanında kalmak istedi. ‘Belki bir faydam olur’ ümidiyle hareket ettiler. Dışarıda bulunan İranlılar da yoğun şekilde ülkelerine geri dönmeye başladı. Sınır tarafında ciddi bir yoğunluk görmedim, sadece birkaç kişiye rastladım. 12-13 günden sonra sınır oldukça sakindi, boştu diyebilirim. Çok rahat geçtik.”