Sakarya’nın tarihi Uzun Çarşı’sında yarım asrı aşkın süredir esnaflık yapan Recep Odabaş’ın dükkanında, görenleri şaşırtan bir dostluk yaşanıyor. 3 yıl önce sakat bir haldeyken bulunup tedavi edilen ‘Şaziye’ isimli kedi, emektar kuyumcuyu her sabah kapıda karşılıyor ve dükkan açılır açılmaz vitrindeki altınların arasına girerek mesaiye başlıyor.
Sakarya’nın en eski ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da dedesinden kalan kuyumculuk mesleğini sürdüren 3. kuşak esnaf Recep Odabaş, dükkanının önünde 3 yıl önce yaralı halde bulduğu bir kediyi sahiplendi. Sakatlığını giderip karnını doyurduğu kediye ‘Şaziye’ ismini veren Odabaş, o günden sonra kedinin kendisini hiç bırakmadığını anlattı. Her sabah dükkanı açmak için gelen Odabaş’ı kapıda bekleyen Şaziye, kapı açılır açılmaz içeri koşarak vitrindeki altın takıların arasında kendine yer ediniyor.
“Sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor”
Mesleğe 10 yaşında başladığını belirten Recep Odabaş, “Bu çarşıya 10 yaşında geldim, hala burada çalışıyorum. 3. kuşağız, dededen toruna devam ediyoruz. Şaziye, sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor. Dükkana benden önce koşa koşa giriyor. Bu hayvanı ilk gördüğümüzde sakatlanmıştı. Sakatlığını giderdik, karnını doyurduk, sonra bizi hiç bırakmadı” dedi.
“Müşteriler ’çok şanslı’ diyor”
Müşterilerin vitrindeki altınların arasında uyuyan kediyi gördüğünde büyük şaşkınlık yaşadığını ifade eden Odabaş, “Müşteriler şaşırıyor, ’altınların içinde uyuyan kedi çok şanslı’ diyorlar. Ürünlerimize hiçbir zararı yok, karnı doysun ona yetiyor. Altınla işi yok. Bu hayvan sevgisi başka bir şey. Hayvan sevgisi olmayanın insan sevgisi de olmaz diye düşünüyorum. Dilsiz varlıklar, her şeyi kabullenen canlılar onlar. Biz de besliyoruz, vicdanen rahatlıyoruz” diye konuştu.




